21 Aralık 2010

Alerjisiz Tariflerimiz  

4 Yorum var

Öncelikle etkinliğe katılıp güzel tariflerini bloglarında yayınlayan tüm arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum. Umarım bu güzel tarifler ile alerjen gıdalarda sorun yaşayan tüm annelere azda olsa yardımımız olur. Ayrıca tarifler için sizi uzun süre beklettim kusuruma bakmayın arkadaşlar ama teknoloji olaylarında bazen elinizden gelen birşey olmuyor.

Gelelim tariflerimize. Eger mail gönderdiğiniz halde listede tarifiniz yoksa lütfen bana hemen mail atın sizi eklerim. Tariflerin başlıkları ile birlikte linklerini vereceğim. Tariflere ulaşmak için sadece tarifin başlığına tıklamanız yeterli olucaktır.

Süt Ürünleri olmayan Tarifler

1-Hindistancevizli&Mandalinalı Kek
Bu güzel tarif Narince blogunun sabihi sevgili Necla'dan.

2-MUZLU PORTAKALLI MUFFINS
Tarifimiz Hafif Mutfak blogunun sahibi sevgili Nesrin'den.

3- Elmalı Kek Yagsız ve sütsüz hazırlanan cok hafif bir kek.

4- Vejeteryan Çikolatalı Pasta
Süt ürünü ve yumurta kullanılmadan hazırladığım çok lezzetli bir çikolatalı kek tarifim.

5- Vegan Kek
Bir vegan cikolatali kek tarifide sevgili LAMA'dan.

Çikolatasız Tarifler

1-Şekersiz&Çikolatasız Brownie
Çikolatasızda Brownie olurmu diyorsanız birde Nesrin'in tarifine göz atın derim.

Glütensiz Tarifler
Etkinliğe birbirinden güzel tarifler ile katılan Vildan'ın Glutensiz Mutfak bloğunu mutlaka inceleyin. Kendisi de bir Çölyak hastası ve blogunda bu konuda detaylı tüm bilgilere ulaşabilirsiniz. Çok Tesekkurler Vildan.

1-Susamlı Simit

2-Glutensiz Donut

3- GLUTENSİZ VE YUMURTASIZ AKITMA

4- GLUTENSİZ VE YUMURTASIZ TAVA EKMEĞİ

5-GLUTENSİZ DAMLA ÇIKOLATALI MUFFİN

6-GLUTENSİZ PEYNİRLİ SUCUKLU BÖREK

7-Princ Unlu Kek kakaolupasta blogunu sahibi sevgili Gökçe'nin bir tarifi.

8-Kahverengi Kurabiye Bu güzel tarifde Mine'den hem yumurtasız hemde sekersiz desem.

9-Bademli Dakuaz PastaSadece badem unu ıle hazırladığım bir pasta.

10-Unsuz Çikolatalı Pasta Sadece çikolata ile hazırladığım bir pasta.

11- Glütensiz Çikolatalı Kek Glütensiz un karışımı ile hazırladığım çikolatalı kek.

Yumurtasız Tarifler

1- Yumurtasız Elmalı&Yulaflı Kek

Tarif CafeDerin blogunun sahibi sevgili Zehra'dan. Blogunda alerjisiz tarifler ile ilgili ayrıca güzel bir yazı yayınlamış. Okumadan geçemeyin derim.

2- PRATİK ÇİKOLATALI MOUSSE
Sevgili Gökçe'de birbirinden güzel yumurtasız tarifleri ile etkinliğime katıldı. Saol arkadaşım.

3-Yumurtasız limonlu cheesecake

4-Yumurtasız Kek

5-yumurtasız çikolatalı puding

6-Kremalı Narlı Çikolatalı Kek

7- ISPANAKLI FIRILDAK / YUMURTASIZ-BAYATLAMAYAN POĞAÇA

8-Yumurtasız Çikolatalı Çerezli Bar

9-Cevizli Dügme Kurabiye

10-Yumurtasiz Krep
Yumurtasız krep olabileceğini düşünemezdim ama oluyormuş. Sevgili Rabiya'nın hazırladığı bu güzel krep iste kanıtı. Artık herkes krep yiyebilir.

Son olarak Sevgili Açalya kendi blogunda Alerji ile mücadele eden anneler için yabancı kaynaklarda yayınlanan tariflerin linklerini yayınlamış. Bir gözatmak isterseniz işte linki Hasta Cocuklara özel Tarifler

Ben alerjisiz tarifler yaptığımda mutlaka bu listeye eklemeye devam edeceğim. Eğer sizde isterseniz bana mail atmanız yeterli.

Sevgiyle Kalın


Yazının devamı...
14 Kasım 2010

Gıda Alerjisi ile Yasamak  

13 Yorum var

Dünyada gıda alerjisi geçmiş yıllara oranla artık daha fazla gündeme geliyor. Gıda alerjileri bazı durumlarda insan hayatını tehdit edebiliyor.  Özellikle her 20 bebekten birinde gıda alerjisi olduğu düşünülürse anneler bu konuda çok daha dikkatli olmalılar. Çocuğun alerjisi olduğu bir gıdadan en ufak bir miktarda tüketmesi bile ölümle sonuçlanabilecek ciddi tepkilere yol açabiliyor. Gıda alerjileri için bir tedavi yok. Çocuklarda oluşan alerji ileri yaşlarda düzelebiliyor ama düzelmeyenler için tek çare bu gıdalardan uzak durmak. Tabii bunu söylemek kolay ama günlük hayatımızda uygulanması pek o kadar da kolay bir iş değil. Hangimiz acaba bakkaldan aldığımız çikolatanın içinde nelerin olduğunu yada pastaneden aldığımız kurabiyenin içinde yumurta olup olmadığını biliyoruz ki.

Şimdi nereden çıktı bu gıda alerjisi konusu dimi. Bu ay Yaman etkinliklerde sıra bana geldi. Bende bu ayki etkinlik konusu olarak alerjik gıdaları seçtim. Neden bu konu derseniz etrafımdaki birçok arkadaşımın çocuklarında gıda alerjisi var. En büyük korkuları çocuklarının bilmeden bu gıdaları tüketip hastalanmaları. İnanılmaz zor bir durum. Aynı zamanda bir çok insan yumurta ve/ veya normal un kullanılmadan yapılan keklerin cok lezzetsiz olduğunu düşünür ve ne yazıkki yanılırlar. Oysa eminim o kadar lezzetli tarifler var ki paylaşabileceğimiz.

Haydi hanımlar şimdi bu güzel tariflerimizi yazıp ihtiyaç duyabilecek diğer annelerimiz için blogumuzda yayınlayıp onlara birazda olsa destek olalım.

Aşağıda en çok rastlanan alerjik gıdaları listeledim. Bu ürünlerden enaz birini içermeyen tariflerinizi linkiyle birlikte 15 Aralık tarihine kadar email ile gönderin. Blog sahibi değilseniz bile tarifinizi varsa resmi ile birlikte mail adresime gönderin blogumda sizin için yayınlarım.

onebitesweet@gmail.com

Tarifin adını yazarken lütfen kullanılmayan alerjik gıda/gıdaları belirtmeyi unutmayın. Örneğin, Yumurtasız ve.veya süt ürünü olmayan kurabiye yada glutensiz kek...

  • Süt ve süt ürünleri (peynir, yoğurt, krema, dondurma)
  • Balıklar
  • Kabuklu deniz ürünleri
  • Gluten içeren tahıl çeşitleri (buğday, çavdar, arpa, yulaf, kılçıksız buğday, vs ürünleri)
  • Mısır
  • Yerfıstığı ve diğer fındık/fıstık türleri
  • Turunçgiller, kavun/karpuz ve tohumlu meyveler (örneğin çilek)
  • Çikolata

Blogunuzda etkinliğin logosunu yayınlayıp destek vermek isterseniz işte kodu:

<a href="http://www.uzakkose.com/" target="_blank"><img alt="alerjisiz Tarifler" border="0" src="http://i803.photobucket.com/albums/yy316/mirgulden/alerjifree_logo.jpg" /></a>


"Not: Kodu kopyalamak icin mouse ile isaretleyip CTRL tusu ile birlikte C tusuna beraber basarak kopyalama yapabilirsiniz. "


>Bol katılımlı bir etkinlik olması dileğiyle ...


Yazının devamı...
16 Mart 2010

Bir Dilim Lezzetler Etkinlik Tarifleri  

13 Yorum var

Eveet bu ayki Yaman etkinliklerin evsahibi bendim ve zaman çabucak geçmiş ve tarifleri yayınlama vakti gelmiş bile. Etkinligime katılıp birbirinden güzel tariflerini gönderen tüm arkadaşlarıma tek tek teşekkür ederim. Tariflere ulasmak icin tarif isimlerine tıklayarak arkadaşlarımın bloglarını ziyaret edebilir tariflerini alabilirsiniz. Bir sonraki Yaman Etkinliklerde görüşmek üzere....

İlk ziyaret edeceğimiz blogumuz Sevimli mutfak. Sevim bizi bu guzel Minik ekler pastaciklari ile ağırlıyor. İnsanin bir oturusta hepsini yiyesi geliyor dimi.
.

Beylikdüzü, Azumutfakta'dan Ümmü Abdullah ise Tek kisilik Aglayan Pasta ile bizi ağırlıyor. Yalnız Ümmü diyet yapan arkadaşların bu pastadan uzak durmasını tavsiye ediyor ama kim karşı gelebilir ki bu lezzete..
Sevgili Muhterem nekadar güzel bir görüntü bu. İrmik tatlısının aynı truffle gibi sunulmuş halini hiç görmemiştim. İrmikli Bonbonlar çok şirin olmuşlar.


İzmir'deyiz ve mandalin çıkmazında bizi tam bir lokmalık nefis Elmalı mini tartlar ile sevgili Yıldız karşılıyor.

Şimdi Ankara'dayız ve Sevgili Necla'nın son derece ilginc isimli Tranches a la Tsigane (Pasta Dilimi Zigan) pastası ile birlikte blogunun birinci yılını kutluyoruz. Nice senelere Narince...


Almanya' ya Petunyalara gidiyoruz. Sevgili Filiz bize yengesinin tarifi Yengem Revanisi ni yapıp hemen sıcağı sıcağına göndermiş. Üzerindeki minik kelebekler nekadar şirinler dimi.. Tesekkurler Filiz'in yengesi sagol varol ;)


Sevgili Casminella hep yapmak istedigim ama birtürlü fırsatını bulamadığım cikolata keselerinden , bir kase lezzet yapıp göndermis bize. Ellerine saglik cok şık bir sunum.

Yine Almanya'da bahar çiçeğindeyiz. Sevgili Öznur visneli cikolatali muffin ve minik gülleri ile bize sanki baharın gelişini müjdeliyor. Bir kekin icinde hem visne hemde çikolata varsa tadına da doyum olmaz.
Bir dilim bir tutam'dan Sevgili Serap asla hayır diyemeyeceğim cikolata dilimleri ile bizimle. Serap kesinlikle haklısın cikolataya kırmızı biber cok yakışıyor.
Bir demlik sohbetten Sevil'de ekler pasta tarifi ile aramızda. Tesekkurler Sevil inanilmaz guzel gorunuyorlar.


Beyaz hanımeli'nde şimdi bizi sevgili adaşım Alev ve Türkan karşılıyor. Tek lokmalık çikolatalı kekler yapıp göndermişler. Yummy...

Rumma 'da bize muhteşem görüntüsü ile Kokostar keklerinin tarifini göndermiş.


Yine Almanya'dayız ve sevgili Eya's Cookies'den Zehra yine beni etkinliğimde yalnız bırakmayıp ayağının tozuyla hemen bu güzel brownileri yapıp göndermiş.

Belçika, Chaplin Cafe'deyiz. Sevgili Burcu rejimde olduğu halde bize kendi tabiriyle şipşak bu güzel petit four'ları yapıp göndermiş. Aniden gelen misafirler için güzel bir fikir değilmi.


Belcika'dan taaaa Medine'ye sevgili Aynur'a konuk oluyoruz.


Benimde çok sevdiğim mozaik pastası ile bizi ağırladığı için tesekkur edip lezzet yolculugumuzun son durağı benim evime geliyoruz. Bende etkinliğe Frambuazlı makaronlarım ve minik tadımlık peykeklerim ile katıldım umarım beğernmişsinizdir.

Şimdi sıramı Narince bloguna, sevgili Necla'ya devir edip herkese sevgilerimi gönderiyorum.



Yazının devamı...
15 Mart 2010

Bir dilim lezzetler : Frambuazlı Makaronlar  

4 Yorum var

Petit four denilince şimdilerde aklıma ilk sırada hemen makaronlar geliyor. Bu güzellikleri çok geç farkettim ve arayı kapatmak için şimdi çalışmalara devam ediyorum :) İlk defa çok severek takip ettiğim ingilizce bir blog olan Tartelet'in blogunda rastlamıştım bu güzelliklere. Kısa zamanda bir çok blogda detaylı anlatımlarıyla çeşit çeşit makaronlar yapılmaya başlamıştı ama ben bloğumda bu güzellere pek yer vermemişti. Ama neye hayıflanıyorum biliyormusunuz. Yıllar önce Paris'e gitmiştim ama ozamanlar, Pierre Herme kimdir makaron nedir pek bir bilgim yoktu. Ahh şimdi Paris'de olmak vardı ya, herhalde ilk durağım burası olurdu. Kısmet belki birgün tekrar yolum düşerse.... kimbilir...

Makaron için en önemli kural min 24 saat yada ideali 48 saat dışarıda beklemiş yumurta akı kullanmak. Daha eski daha bile güzel oluyor desem. Peki neden.. Çünkü içindeki suyun buharlanmasını sağlamak. Ama beklemiş yumurta akınız yokmu.. Peki ozaman yumurta aklarını 5 sn. mikro dalgaya koyun. İşte size beklemiş yumurta özelliği...

Makaronlar


90 gr yumurta beyazı (yaklaşık 3 büyük boy)
30 gr şeker
200 gr pudra şekeri
110 gr badem unu

1-Öncelikle fırınınızı 150C (300F) ısıtın.
2-Badem unu ve pudra şekerini mutfak robotunda birlikte çekin ve iyice inceltin.
3-Fırın tepsisine yağlı kağıt serin.
4-Yumurta aklarını mixerde köpürtün ve yavaş yavaş şekeri katın. Yumurta akları parlak beyaz olana kadar çırpın. Kesinlikle katı bir kıvamda olmamalı . Mixerin ucunu kaldırdığınızda ucundaki yumurta akı hafifçe aşağı doğru inmiş aynı kuş gagası gibi görünmeli. Dik duruyorsa fazla çırpılmış demektir. Bu durumda eteklenme olmaz.
5-Bir spatula yardımıyla birkaç seferde badem unu karışımını yumurta akına yavaş yavaş yedirerek ekleyin. Önemli nokta , karıştırırken yumurta akını formunu söndürmeden karıştırmaya çalışın aynı sünger kek (angel cake) yapar gibi. Sonuçta hafif akıcı bir hamurunuz olucak. Bu aşamadayken renklendirmek için gıda toz boyası ekleyebilirsiniz.
6- Hamurunuzu sıkma torbasına koyup ufak yuvarlak ucla (wilton 2") tepsiye 3-4 cm genişliğinde yuvarlaklar sıkın.
7- Eğer dairelerin içinde hava kabarcıkları oluşmuşşsa tepsiyi hızla bir şekilde masaya birkaç sefer vurabilirsiniz. Bu hava kabarcıklarını yok edecektir.
8- makaronların üzeri kuruyana kadar 20-30 dk. dışarıda bekletin.
9-Önceden ısınmış fırında yaklaşık 15-18 dk. pişirin.
10-Fırından çıkınca biraz bekleyin ve kağıttan kolaylıkla çıkıyorsa hemen soğutma teline aktarın. Kesinlikle makaronları tepside bırakmayın yoksa yumuşarlar.
11-Soğuduklarında aralarına çikolata ganaj veya sevdiğiniz bir krema koyabilirsiniz.

Frambuazlı krema


1/2 bardak (100gr) şeker
2 büyük yumurta beyazı
170gr oda ısısında tuzsuz tereyağ
1 yemek kaşığı vanilya
frambuaz püresi

Şekeri ve yumurta aklarını bir kaba koyun benmari usulü sıcak su dolu bir kabın üzerinde şeker eriyene kadar karıştırın.
Karışımı mixerde parlak katı kıvamda kar beyazı olana kadar çırpın. Ardından parça parça yağı ekleyin ve krema kıvamına gelene kadar karıştırın. Karıştırma esnasında krema sanki ayrılıyormus yada bozuluyormuş gibi görünebilir. Çırpmaya katı kıvamlı bir krema olana kadar devam edin.Ardından istediğiniz oranda frambuaz püresi ekleyip yine çırpın.
Hemen kullanmak istemiyorsanız buzlukta 1 ay kadar saklayabilirsiniz.

Afiyetler olsun.




Yazının devamı...
19 Şubat 2010

Yaman Etkinlikler : Bir Dilim Lezzetler  

16 Yorum var


Uzun ama cok uzun bir aradan sonra ne mutlu kavusturana... Zaman nekadar cabuk gecmis yine. Yogunluktan dolayi , heyecanla bekledigim ve ilk defa evsahipligi yapacagim etkinligin tarihinin geldiginin farkina bile varmamisim. Sevgili Ayse uyarmasa hafta sonundan once aklima da gelmezdi sanirim. Oysa aylarca ne yapsam ne yapsam diye dusunup kafa patlatmistim. Ama guzel bir sebebim var. Kizimin dogumgunu icin haril haril pasta hazirligi, alisveris derken herseyi unutup gitmisim. Simdi saat gece 12:35 ve yari uykulu bir sekilde etkinligimi anlatmaya calisiyorum. Boylemi olacakti... Uzun uzun guzel bir acilis yazisi ile etkinligimin detaylari anlatmayacakmiydim. Ama dayanamayiyorum , gozlerim kapaniyor ve birgun daha gecikmeden hemen birseyler yazmaliyim.

Etkinligimizin bu ayki konusu "Bir dilim lezzetler". Petit four olarakda bilinen tek kisilik minik tatlilar. Etkinlige tek sunumluk herturlu tarifle katilabilirsiniz. Etkinliğe katılmak icin tariflerinizi resimleriyle birlikte, adinizi-soyadinizi varsa sitenizin veya blogunuz linkini amirigulden@gmail.com adresine göndermeye başlayabilirsiniz. Simdiden heyecanla gelecek olan muhtesem lezzetleri sizlerle paylasmayi bekliyorum.

Etkinligimi destek verip blogunuzda yayinlamak isterseniz iste kod:


<a href="http://uzakkose.blogspot.com/2010/02/yaman-etkinlikler-bir-dilim-lezzetler.html">
<img src="http://i803.photobucket.com/albums/yy316/mirgulden/petit-four-1.jpg"
border="0" alt="uzakkose">
</a>

"Not: Kodu kopyalamak icin mouse ile isaretleyip CTRL tusu ile birlikte C tusuna beraber basarak kopyalama yapabilirsiniz. "







Yazının devamı...
29 Ocak 2008

Akşehir Tatlısı  

3 Yorum var

Yeni bir etkinlik ve yeni tatlar. Bu seferki etkinliğin ev sahibi Binbirçeşni 'den Saliha... Geleneksel tatlıların hazırlanacağı etkinlikte zengin Türk mutfağımızdan bakalım yine ne güzellikler çıkacak.

Ben yine çok sevdiğim lor peyniri ile bir tatlı yapmayı tercih ettim. Şekerpareye benziyor ama lorun tadı tatlıya inanılmaz farklı bir lezzet veriyor. İsterseniz tuzsuz peynirlede yapabilirsiniz . Ben süt kesiğinden yaptığım peyniri kullandım.

Sanırım tatlı adı gibi Akşehir ilçesine ait. Ama emin değilim eğer yanılıyorsam ve nereye ait olduğunu biliyorsanız mesaj atabilirsiniz. Hemen düzeltirim.

Gelelim tarifimize....



Malzemeler :
8 kişilik

  • 1/2 kg tuzsuz peynir veya lor
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 3 yumurta
  • 3 çorba kaşığı un
  • 1 çay bardağı tuzsuz tereyağ
  • Alabildiğince irmik
  • Hindistan cevizi

Şerbet için :

  • 4,5 su bardağı toz şeker
  • 4 su bardağı su
  • 1/4 limon suyu

  1. Peyniri temiz bir tülbente koyup suyunu iyice süzün.
  2. Bir kaba peyniri, yumurtaları, unu, erimiş tereyayağını koyun. Kabartma tozunu ve irmiği azar azar ilave ederek yoğurun. Yumuşak bir hamur elde edene kadar irmik katın ama fazla değil. Hamur yumuşacık ve ele yapışmayan bir kıvamda olsun.
  3. Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopartıp elinizle yuvarlayıp fırın tepsisine dizin.
  4. Önceden ısıtılmış fırında altı ve üstü pembeleşinceye kadar pişirin.
  5. Bu aşamada şerbeti hazırlayın. Bir kaba şeker ve suyu koyup şerbat kıvamına gelene kadar kaynatın ve indirirken limon suyunu ekleyin.
  6. Kaynamakta olan şerbeti tatlıları fırından çıkar çıkmaz üzerine dökün. Tepsinin ağzını kapatarak şerbetini iyice emmesini sağlayın.
  7. Servis yaparken üzerine bolca hindistan cevizi serpebilirsiniz.
Not: Şerbeti bana biraz fazla gelmişti. Daha sonra kullanmak için ayırıp dolaba kaldırdım.

Afiyet olsun


Yazının devamı...
25 Aralık 2007

Linzer Tart  

8 Yorum var

Bu tartı aslında çok önceden yapmıştım ama birtürlü yayınlamaya fırsat bulamamıştım. Yılbaşından önce yayınlarım hemde yılbaşı için güzel bir tatlı alternatifi olur diye düşünmüştüm. İyiki yayınlamayıp biraz bekletmişim. Sevgili Burçin'in seçtiği etkinlik için hazırlayacağım bundan daha güzel bir tarif olamazdı. Konu seçimin için çok teşekkürler Burçin.

Tartın tarifi Pierre Hermé's Chocolate Desserts adlı kitabından uyarladım. Tarifde biraz değişiklikler yaptım. İçine sürülen reçelli kısım yerine , buzlukta daha önce yapıp sakladığım kestane püresi ile biraz çırpılmış kremayı karıştırıp kestaneli bir ara krema hazırladım. Çikolata ile kestane birlikteliği inanılmaz lezzetli oluyor. Tartın hamuru bu güne kadar yaptıklarımdan çok daha farklıydı. Kurabiye tadında ve ağızda dağılan bir tart hamuru. Çok çabuk dağılabilen bir hamur olduğu için biraz zahmetli oluyor ama emin olun sonuç kesinlikle değiyor.


Tart hamuru için;

  • 100 gr. yumuşak tuzsuz tereyağ
  • 2.5 yemek kaşığı pudra şekeri (35 gr)
  • 2.5 yemek kaşığı ince çekilmiş badem (hazır badem unuda kullanabilirsiniz)
  • 1 adet pişmiş katı yumurta sarısı
  • 1/4 tatlı kaşığı tarçın (1 gr)
  • 1 tutam tuz
  • 1 cay kaşığı kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı badem likörü (opsiyon)
  • 3/4 bardak un (yaklaşık 170 gr)

    Hazırlanması

  1. Yağı rondoya koyup krema haline gelene kadar biraz karıştırın. Ardından pudra şekeri, badem tozu, ufak aparçalara ayrılmış yumurta sarısı, tuz ve tarçını ekleyip hepsini karıştırın. Badem likörünü ekleyin. En son kabartma tozu ve unuda ekleyin. Tart hamuru yumuşak ve dağılabilen bir kıvamda olucaktır. Yuvarlak bir şekil verip şeffaf folyaya sarın ve en az 4 saat sertleşene kadar buzdolabına kaldırın.
  2. Tartı iki şeffaf folya arasında yarım cm. inceliğinde tart kalıbı genişliğinde yuvarlak açın. Tekrar 30 dk. buzdolabına koyup soğutun. Fırını 175 C (350 F) derecede ısıtın.
  3. Tart hamurunu altı çıkabilen tart kalıbına aktarın. Fırında tartın ortasısının kabarmasını önlemek için üzerine yağlı kağıt serin ve ortasına fasulyeler koyup yaklaşık 18-20 dk. pişirin. Yağlı kağıdı çıkartıp tekrar 3 veya 5 dk. rengi hafif koyulaşana kadar tekrar pişirin. Soğuması için bekletin.



Çikolatalı ganaj
  • 225 gr. ufak parçalara ayrılmış bitter (sütsüz) çikolata
  • 1 bardak hazır krema
  • 4 yemek kaşığı tuzsuz yumuşak tereyağ (57 gr)
  1. Çikolataları ufak parçalara kesip bir kaba aktarın.
  2. Kremayı ocağın üzerinde ısıtın. Çikolataların üzerine döküp eriyene kadar plastik spatula (veya tahta kaşık) ile karıştırın.
  3. Ayrı bir kapta terayağını tahta kaşıkla iyice krema haline gelene kadar karıştırın. Çikolatayı 2 etapta terayağa karıştırarak ekleyin.
  4. Çikolata soğuyana kadar biraz tezgahın üzerinde bekletin ama akışkanlığını kaybetmemeli.
Hazırlanması
  1. Tartın ortasına kestaneli kremayı sürün. Krema yerine isterseniz çilek, vişne veya franbuaz mermelatı da sürebilirsiniz.
  2. Üzerine çikolatalı ganajı dökün ve dolaba kaldırın. Ganaj fazla gelirse başka bir yerde kullanmak için dolapta saklayabilirsiniz.
Afiyet olsun


Yazının devamı...
16 Aralık 2007

Ayın Şefi Başlıyor !  

5 Yorum var



Ayın şefi etkinliği için gönderdiğiniz samimi mesajlarınız ile heyecanıma ortak olduğunuz için öncelikle hepinize tek tek teşekkür ederim. Umarım bu heyecanımız her ay yeni malzemelerle birlikte artarak devam eder. İşte ilk ayın şefi etkinliğinin malzemeleri;

  • Kuru İncir
  • Lavanta
  • Pirinç


Tariflerin ;

E-mail ile son gönderim tarihi : 29 Aralık 2007 - saat 24:00 'a kadar

Bloglarda yayınlanma Tarihi : 01 Ocak 2008

Etkinliğin katılım Koşullarını tekrar bir gözden geçirelim...

  • Yukarıda belirtilen 3 değişik malzeme ile tamamen size özel ve yenilebilir bir tarif oluşturulacaktır. Bu bir yemek olabilir veya tatlı da olabilir. Sizin yaratıcılığınıza bırakılmıştır. Tek koşul bu malzemelerin üçününde hazırlayacağımız tarifin içinde kullanılıyor olması.

  • Hazırlanan tariflerin metinleri bir text (MS WORD, Notpad vs) dosyasında, fotograflarin ise buyuk boyutta bir resim dosyasi olarak hazırlanıp katılımcı bilgileri ( Katılımcı Adı, Katıldığı yer, Blog adresi) ile birlikte son gönderim tarihine kadar ayinsefi@gmail.com adresine e-mail ile gönderilecektir.

  • Tariflerin etkinliğe katılan tüm bloglarda yayınlanma tarihi 01 Ocak 2008 . Bu tarihden önce hiç birşekilde tarif bloglarda yayınlanmayacaktır. Blogu olmayan katılımcıların tarifleri ise Ayinsefi.blogspot.com adresinde yine aynı gün yayınlanacaktır.

  • Ocak ayının en yaratıcı ve yenilebilir tarifi seçimi icin oylama 14 Ocak tarihinde sona erecek, sonuçlar ertesi günü blogda duyurulacaktır. En iyi ilk 3 sunum fotoğrafının belirlenmesi ise 4 kişiden oluşan bir ekip tarafından yine aynı tarihte duyurulacaktır.

Haydi keşif başlasın...


Yazının devamı...
14 Aralık 2007

Ye#29 : Zeytinyağlı Buğday Salatasi  

4 Yorum var


Ye#29 'un ev sahibi Sıcak Paylaşımlar 'dan sevgili Aysel'e konu seçimi ve bizleri ağırladığı için teşekkürlerimi gönderiğiyorum...

Zeytinyağ bildim bileli evimizin değişmez lezzetidir. Yemeklerde kullanımın yanısıra kahvaltılarda peynirin veya domatesin üzerine azıcık gezdiririz yada , baharatları karıştırıp ekmeğe bana bana yeriz.Yani bizim evde zeytinyağ olmaz ise olmaz... Anneannem her sene bize mutlaka zeytin ve zeytinyağ hazırlayıp gönderirdi. Buyüzden bugüne kadar marketlerden ne zeytinyağı nede zeytin alıp kullanmışızdır. Bende Türkiye'den dönerken mutlaka çantama bir şişe zeytinyağı atardım. Tabii gümrükte biraz zor anlar yaşamıyor değildim ama neyse bu streste sonunda bitti. Artık bende marketlerden yabancı zeytinyağları almak zorunda kalmıyorum. :-) Çok şükür burada da artık kendi zeytinyağımızı kullanabiliyoruz .

İşte bizim evde bukadar zeytinyağ çok seviliyor ama acaba ben zeytinyağlı yemekler yapıyormuyum diye sorarsanız cevabım " çok fazla değil" olucak. Zeytinyağını kullanmayı çok sevmeme rağmen buradaki fasulyeler ve barbunyalardan annemin en sevdiğim o güzelim zeytinyağlılarını yapabilmek imkansız. Bir çok kere denedim ama o lezzetin bence yanına bile yaklaşamadım. Biliyorum belki illa fasulyemi diyeceksiniz. Ama zeytinyağlı deyince benim aklıma ilk gelen zeytinyağlı dolma ve zeytinyağlı barbunyadır. Pırasa ve yerelması ile aramız pek hoş olmadığı için bende bu etkinliğe farklı bir tarif ile katılmak istedim. Gerçekten çok lezzetli ve bir okadar da sağlıklı bir yemek oluyor. Tek başına yenildiğinde bile gerçekten doyurucu. Bizim evimizde çok sevildi umarım sizde beğenirsiniz.


Malzemeler
Toplam süre: 45 dk.

  • 1+1/4 bardak Su
  • 1/2 bardak aşurelik buğday
  • 1 adet konserve siyah fasulye (yaklaşık 430gr)
  • Yarım Mango
  • 1 adet havuç
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı balsamik sirke
  • yarım çay kaşığı zencefil tozu
  • tuz
Hazırlanışı
  • Buğdayları suda yaklaşık 45 dk. haşlayın ve süzün. (Ben düdüklü tencere kullanmıştım daha kısa sürede (15dk) haşladım.)
  • Konserve fasulyeleri süzüp yıkayın. (Konserve bulamazsanız sizde haşlayıp kullanabilirsiniz)
  • Mango'yu küçük kara şekillerde kesip hazırlayın. (Mangonun nasıl kesildiğini burada daha önce resimlemiştim. )
  • Havucu ortadan ikiye bölün ve sebze soyucu alet ile zar şeklinde uzunlamasına ince ince kesin.
  • Zeytinyağı, sirkeyi ve zencefil tozunu karıştırın.
  • Tüm malzemeleri bir kaba aktarın ve zeytinyağı ile karıştırıp servis yapın.
Afiyet olsun


Yazının devamı...
10 Aralık 2007

Ayın şefi Aranıyor !  

7 Yorum var

Bir süredir aklımda başlatmayı düşündüğüm yeni bir etkinlik fikri vardı. Bu etkinlik diğerlerinden farklı olmalıydı. Aramızdaki yaratıcı mutfak dahilerini özendirmeliydi. Aslında mutfaga gönül vermiş olan bizler , hepimiz birer şefiz. İçimizdeki yaratıcılığı ortaya çıkarıp yeni tarifler oluşturabiliriz. Işte etkinliğin amacı, içimizdeki bu kıvılcımı ateşlemek, birbirimizle paylaşmak ve yeni şeyler öğrenmek ...

Etkinlik , AYIN SEFİ.blogspot.com adresinden herkes tarafından takip edilebilecek. İstiyorumki bu hepimizin aktif katılımı ile sahipleneceğimiz, blogu olan veya olmayan herkese ait yeni bir ortam olsun.

Peki bu nasıl bir etkinlik olucak...

Herşeyden önce heray belirlenecek olan 3 malzemenin kullanımı zorunlu olucak. Burda amaç farklı 3 değişik malzemeden yepyeni ve tamamen size özel bir tarif oluşturabilmek. Etkinliğin bir kategorisi hepimizin oyları ile ayın şefini seçmek, diğer bir kategori ise ayın sunumu -fotoğraflanmasını- belirleyerek o ayın yemek fotoğrafı birincisini seçmek olucak. Bütün tariflerin aynı gün ve aynı anda yayınlanması ile aynı 3 malzemeyi kullanarak herkesin ne kadar farklı tarifler ortaya çıkartabileceğine tanık olacağız.

Gelelim yeni etkinliğin kurallarına...
  1. Etkinliğe katılım tarihi her ayın ilk günü olucak.
  2. Her ay 3 değişik malzeme ile yeni bir tarif yaratılacak. Bu yemek olabilir veya tatlı olabilir. Amaç verilen bu malzemelerin üçününde hazırlayacağımız yemeğin içinde kullanılıyor olması.

  3. Hazırlanan tarifler, resimleri ile birlikte katılımcı bilgileri ( Katılımcı Adı, Katıldığı yer, Blog adresi) katılım tarihine kadar ayinsefi@gmail.com adresine e-mail ile gönderilecek.
  4. Tarifler her ay, belirlenen aynı günde , katılan tüm bloglarda aynı zamanda yayınlanacak. Blogu olmayan katılımcıların tarifleri ise Ayinsefi.blogspot.com adresinde yayınlanacak.

  5. Tüm tarifler linkleri ile birlikte Ayınsefi blogunda listelenecek ve herkesin oyu ile ayın en iyi tarifi ve en iyi sunumu seçilecek. Oylama her ayın 15'inde sona erecek ve blogda duyurulacak. Akabinde bir sonraki ay için 3 yeni malzeme duyurulacak.
  6. Birinci olan blog sahipleri istedikleri taktirde Ayın şefi ve Ayın sunumu logolarını bloglarında kullanabilecekler.
  7. Ay sonunda tariflerin tamamı yine bu blogda yayınlanıp arşivlenecek.
Ocak ayında başlatmayı düşündüğüm bu eğlenceli ve bir o kadar da öğretici olacağına inandığım etkinlik için desteğinizi ve katılımınızı bekliyorum.

Hertürlü yorumunuzu bana yazarsanız sevinirim.

Sevgiyle Kalın

ALEV


Yazının devamı...
03 Aralık 2007

Köfte Çeliği  

2 Yorum var

Bu ayki Kevgir dergisi sevgili Esra için hazırlandı. Blogunda bizimle paylaştığı tüm tarifler, bir gün içerisinde dostlar tarafından paylaşıldı ve dolu dolu çok güzel bir dergi ortaya çıkarıldı. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Bende bu sayıda bir köfte tarifini denedim. Daha önce ne adını duymuşluğum vardı nede tadına bakmıştım. Değişik ve Kayseri mutfağına özgü birşey olsun istediğim için bu tarifi seçtim umarım başarabilmişimdir. Diğer tüm güzel tarifler için Esra özel sayısı Kevgir dergisine buradan ulaşabilirsiniz.

" Esra ile son konuştuğumuzda Kayseri mutfağını ve özellikle kayseri mantısını çok beğendiğimi ve öğrenmek istedigimi söylemiştim. Bana "canım sen hiç merak etme, en bilenini bulur sana öğretirim. Hatta sana mantıda postalardım ama şimdi gümrüğe takılır olmaz" demisti. Cok tatlı ve cok şakacıydı.

Huzur icinde uyu sevgili Öğretmenim.



MALZEMELER

Esra'nın dediğine göre " kışları sıkça yapılan (sobanın üzerinde pişirmek için) bir yemek… Belli bir ölçüsü yok herkes kendince bir ölçü kullanabilir."

  • 1 fincan ince bulgur
  • 1 fincan daha kalın Bulgur
  • 1 fincan Kıyma
  • 1 adet soğan
  • Tuz.pul biber,karabiber,nane,kekik,kimyon
  • 1 Yumurta
  • Az Miktarda Un
YAPILIŞI
  1. Bulgurları yıkayın ve un hariç diğer tüm malzemelerle karıştırın.
  2. Bulgurlar dağılmayıp köfte kıvamına gelene kadar yoğurun. Gerekirse icerisine bir miktar un ekleyin. ( Ben yaklaşık 1 yemek kaşığı un ekledim.)
  3. İstediğiniz köfte şeklini verip çok az yağladığınız tavada cok kısık ateşte veya tost makinasında pişirin.
Afiyet olsun.


Yazının devamı...
26 Kasım 2007

Üzümlü Scones  

8 Yorum var


Bu tarifi Sevgili Lale'nin KAYNANA ÇATLATAN TARİFLER etkinliği için hazırlamıştım ama birtürlü fırsat bulup yazamadım. Bu güzel kurabiyeler için çok fazla birşey yazmama gerek yok aslında. Resmi yeterince belli ediyor lezzetini diye düşünüyorum. Tarif, Rose Levy Beranbaum'un "The Pie and Pastry Bible" kitabından uyarladım. Bence bugüne kadar denediğim en güzel scone tarifi.

Sevgiler


Malzemeler

  • 237 gr. tuzsuz soğuk tereyağ
  • 4 bardak un (608gr)
  • 100 gr şeker
  • 2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 tatlı kaşığı karbonat
  • 1/4 tatlı kaşığı tuz
  • 264 gr. Krema
  • 1 bardak kurutulmuş siyah üzüm
Hazırlanışı
  1. Fırını 200C (400F) ısıtın.
  2. Bir kaba un,şeker,kabartma tozu,karbonat ve tuzu eleyin. küp küp kesilmiş soğuk yağı koyup mixer ile minik topaklar olama kadar karıştırınç İri taneli toz gibi olucaktır.
  3. Kremayı ekleyip yumuşak bir hamur hazırlayın. Üzümleri ekleyip yoğurun.
  4. Unlu tezgaha alıp dikdğrtgen şeklinde kalınca açın. Zarf şeklinde katlayıp ters çevirip tekra açın.
  5. Bu işlemi en az 3 kere yapın ve katlayıp şeffaf folyaya sarıp 15 dk. dolaba kaldırın.
  6. Hamuru 2 parçaya ayırın. 2 cm. kalınlığında açın ve büyük üçgen vaya istediğiniz şekillerde kesin. Fakat çok küöük ve ince olmasınlar.
  7. Yaklaşık 15 dk. fırında pişirin.
Afiyet olsun


Yazının devamı...
11 Temmuz 2007

YE#24 : Limonlu Cheesecake  

9 Yorum var


Şimdi tatile çıkma zamanı... Tatile çıkmadan önce limonlu tarifler etkinliğine katılmayı cok istiyordum ama istediğim şeyleri yapmaya fırsatım olmadı. Yetişebilmek için son anda bu peynirli kek tarifini yapabildim. Hem kokusu hemde yoğun limon tadı ile yapımı gayet kolay ve lezzetli bir tatlı.

Blogumda daha once yazdığım bir limonlu kek tarifinin linkinide buraya aktarıyorum. Bence bir bakmadan geçmeyin derim.

http://uzakkose.blogspot.com/2006/02/limonlu-kek.html


Sevgiyle kalın.


Malzemeler


  • 500gr krem peynir
  • 3 yumurta
  • 1/2 bardak seker
  • 1/4 cup limon suyu
  • 1 limon kabugu rendesi
  • Yeteri kadar kedidili biskuvisi

Hazırlanışı

  • Krem peyniri, krema haline gelene kadar mixerde şeker ile birlikte çırpın ve teker teker yumurtaları ekleyin. Ardından limon suyu ve limon kabuğu rendesini ekleyin.
  • Yağlı kağıt serili kelepçeli kek kalıbına kedidili biskuvilerini sırayla dizin boşluk kalmayacak şekilde. Üzerine peynirli karılımı aktarıp önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 55 dk pişirin.
  • 1 gece dolapta beklettikten sonra servis yapın.


Yazının devamı...
19 Haziran 2006

YE# 11: Somon Şiş  

5 Yorum var



Balığı çok severim ama tek koşul kılçıksız balık olması. Kılçıklı balığı yemeğe çalışırken ya balık ziyan oluyor yada benim bütün balık zevkim kayboluyor. Balık kılçığı ağzıma geldiğinde herşey tamamen kopuyor diyebilirim. Buyüzden minik kılçıklı balıkları özellikle Hamsi balığını yiyemiyorum. Burada ise eskisinden daha fazla balık yediğimi söyleyebilirim. Çünkü kılçıksız balık seçeneği çok daha fazla :) Ama yeni tutulmuş tazecik balığın muhteşem lezzetini bu okyanus balıklarında bulmanız tabiki imkansız. Eğer Palamut zamanı İstanbul'da isem işte ozaman harika oluyor, doya doya yiyebiliyorum.

Sevgili Bezen bu ayın konusunu balık seçince biraz zorlandım diyebilirim. Çünkü çok fazla balık seçeneğim yoktu. Buyüzden buraya geldikten sonra en fazla yediğimiz somon balığını tercih ettim. Yapımı çok basit ve zahmetsiz.

Malzemeler

  • Somon balığı
  • Ananas
  • Yeşil biber
  • Domates
  • Karides

Çöp şişe istediğiniz sırayla malzemeleri diziyorsunuz. Sonra mangalda balıklar hazır olana kadar pişiriyorsunuz. Yalnız Somon balığının fazla pişirilmemesi gerekiyor. Yoksa çok yavan bir tadı oluyor. İşte hepsi bukadar. Ne kadar kolay değilmi :)

Afiyet olsun.


Yazının devamı...
31 Mayıs 2006

Chili  

4 Yorum var


Meksika mutfağını buraya geldikten sonra tanıdım ve gerçekten çok severek yiyorum. Özellikle Avacado meyvasından yapılan guacamole salatası ile yapımı son derece kolay ama inanılmaz lezzetli olan chili yemeği benim favorilerim. Her ikisininde nasıl yapıldıklarını öğrendikten sonra bizim evin değişmez yemeklerinden biri oldular diyebilirim. Ana malzemesi Kırmızı fasulye ve chili biberi olan bu yemeğin çeşitli pişirilme yöntemleri var. Vejeteryan tarzı, tavuklu, etli, kıymalı yada pastırmalı olmak üzere istediğiniz malzemeleri kullanabiliyorsunuz. Ben hemen hemen her çesidini denedim ve hepside çok lezzetli oluyor. Meksika marketlerinde hazır konserve yada kuru halde kırmızı fasulye çeşitleri satılıyor. Pinto, chili ve red kidney fasulyelerinden herhangi birini rahatlıkla kullanabilirsiniz. Türkiye 'de bu kadar çeşidi olmasa bile sanırım kırmızı fasulye konservesi rahatlıkla bulanabiliyor. Fakat bu yemeğe tadını veren chili baharatı ( chili powder) mısır çarşısında hazır olarak bulunabilirmi emin değilim. Bulamazsanız en azından çok acı olmayan öğütülmüş kırmızı pul biber ekleyebilirsiniz.

Malzemeler

  • 2 adet yemeklik doğranmış soğan
  • 2 baş sarımsak
  • 4 adet pastırma (opsiyonel)
  • 1 kilo kuşbaşı et (kıyma veya hindi etide olur)
  • 3 yemek kaşığı chili powder
  • 2+1/2 yemek kaşığı kimyon
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 adet temizlenip doğranmış jalapeno biber *
  • 2 adet konserve kırmızı fasulye
  • 2 adet domates konservesi (yaklaşık 800grilık kutularda)
  • 2 yemek kaşığı pekmez (molasses)

Hazırlanışı

  1. Pastırmaları tencerede az sıvı yağla 3-4 dk pişirin. Ardından etleri atıp yüksek ısıda 7-8 dk iyice pişirin.
  2. Soğan, sarımsak ve jalapeno biberi ekleyin ve yaklaşık 5 dk. kavurun. Ardından chili powder, kakao ve kimyonu ekleyip 1 dk daha cevirin.
  3. Domates konservesini çatalla püre haline getirin ve tencere aktarın.
  4. Pekmek, 1 bardak su ve yaklaşık 3 tatlı kaşığı tuzuda ekleyerek 30 dk. tencerenin ağzını kapatıp kaynamaya bırakın.
  5. Konserve fasulyeleri ekleyin ve etler yumuşayana kadar yaklaşık 25 dk. daha pişirin.
  6. Koyu kıvamlı bir chili yapmak için , 1/4 bardak fasulyeyi rondo da püre haline getirin ve karışıma ekleyin.

Toplam Hazırlanma Süresi : 1 saat 30dk.

* Jalapeno, çok acı ufak yeşil renkli bir biberdir. Bibere acılığını veren içindeki tohumlarıdır. Daha az acı olması için ortadan ikiye kestikten sonra tohumları temizleyip kullanabilirsiniz.


Yazının devamı...
16 Nisan 2006

YE# 9 : Yöresel Yemekler  

5 Yorum var


Bu etkinliğe yemek sitelerinde hiç yayınlanmamış olan bir yöre yemeği ile katılmayı düşünüyordum. Fakat araştırma yapmak için yeterli zaman ve kaynak bulamamıştım. Diğer yemek sitelerinde yayınlanacak olan birbirinde lezzetli yöresel yemekleri heyecanla bekliyordum ki sevgili kuzencimden bir mail geldi. Bana bazı yöresel yemeklerin listesini göndermişti. Fakat kullanılan malzemelerin çoğu neyazıkki evde olmadığından içlerinden yapabileceklerim çok sınırlı idi. Yinede sitemde basit bile olsa bir yöre yemeği olmalı diye düşünüp bu gerçekten yapımı çok kolay olan Artvin yöresine ait tatlıyı koymaya karar verdim. Yöresi konusunda aslında tam olarak emin değilim. Kuzenimin gönderdiği listede bu tatlının Artvin iline ait olduğu yazılıydı. Fakat internette Kahraman Maraş ilinin mutfağına ait olduğunu okudum. Bu yüzden eğer siz biliyorsanız ve bana yazarsanız çok sevinirim.


Herisa
Bu tatlıyı yediğimde bebeklerin diş buğdayında yediğim tatlı aklıma geldi. Bir dahaki sefere içine nar koymayı düşünüyorum, bence tadını daha da zenginleştirebilir.

Malzemeler:
  • 1 su bardağı buğday
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 su bardağı su
  • 1 bardak irice dövülmüş ceviz

Şerbeti için:

  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı su

Hazırlanışı:

  1. Geceden ıslatılmış buğdaya tuz atarak aynı suyla iyice yumuşayıncaya kadar haşlayın. Gerekirse su ilave edin.
  2. Piştikten sonra ezerek soğutun.
  3. Ayrı bir kapta şerbeti kaynatın ve soğumaya bırakın. Şerbeti buğdayın üzerine döküp ceviz ile süsleyip servis yapın.

Afiyet olsun


Yazının devamı...
16 Mart 2006

YE # 8 Saray Mutfağından Lezzetler  

4 Yorum var



Helvay-i Sabuni

Öncelikle herzaman merak ettiğim ve öğrenmek istediğim Osmanlı Mutfağını, etkinlik için seçen Gülşen'e buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. Bence inanılmaz güzel bir etkinlik konusu ve bu sayede unutulmaya yüz tutmuş dünyanın en güzel mutfağını tekrar hatırlama fırsatımız oldu.

Osmanlı yemekleri etkinliğini duyduğumda buradaki tüm kitapçıları dolaştım. Fakat nedense Osmanlı mutfağı ile ilgili bir tane bile kitap bulamadım. Şimdi eminim herkes inanılmaz güzel şeyler yapacaktır. Ben tatlıya düşkün olduğum için ilk aklıma tatlı yapmak geldi ve bulabileceğim tek yer olan interneti araştırdım. Sabah gazetesinde yayınlanan bir yazıdan, Stefanos Yerasimos'un "Sultan Sofraları 15. ve 16. Yüzyılda Osmanlı Saray Mutfağı." adlı kitabına ait olan bu helva tarifini buldum. Değişik bir tatlı aradığımdan hem ismi hemde içindeki malzemesi bana çok farklı geldiği için bu helvayı yapmaya karar verdim. Bu helvanın beyazı, kızılı, sarısı, mavisi sünnet düğünü şenliklerinde yapılırmış. Ayrıca cok uzun süre saklanabiliyormuş. Sadece un helvası ve irmik helvası bilen biri olarak gerçekten farklı ve lezzetli bir helva olduğunu söyleyebilirim.

Malzemeler
  • 200 gr bal
  • 200 gr badem
  • 50 gr nişasta
  • 100 gr tereyağ (aslında 0.5dl susam yağı kullanılırmıs)

Hazırlanışı

  1. Nişasta bir miktar su ile koyu bir kıvama gelene kadar karıştırılır. Sonra balın içine aktarılır ve nişastay iyice eritilir.
  2. Bademler kahve makinasında iyici öğütülür ve ayrı bir kapta bekletilir.
  3. Bal ve nişasta karışımı hafif ateşe konulur sürekli karıştırılar ve koyulaşmaya başlayınca bademler eklenir ve iyice koyulaşıncaya kadar karıştırılır.
  4. KArışıma yavaş yavaş erilişmiş tereyağ eklenir ve macun haline gelene kadar karıştırılır.
  5. Düz bir tabağa alınır ve soğuduktan sonra parçalara kesilir.

Afiyet olsun


Yazının devamı...

linkwithin

Related Posts with Thumbnails