15 Ocak 2009

Marmelatlı Çörekler - Ponçik  

8 Yorum var

Eski çalıştığım işyerinde bulgaristan göçmeni çok tatlı bir çaycı teyzemiz vardı. Bana çay getirmeye geldiğinde beraber oturup bol bol laflardık. Çok da hamaratlıydı. Ayrılmadan önce bana sevdiği 1-2 tarifini yazdırmıştı. İşte o tariflerden biride bu güzel ponçikler. Nezile ablacım bu çöreklere kiflicki diyordu. Ayrıca krosan şeklinde yapıldığını söylemişti. Ama ben pastahanelerde yediğim içinde reçel olan ponçiklere benzediği için ponçik diyorum. Aslında çok uzun zaman önce yapmıştım fakat yayınlamaya bir türlü fırsat bulamamıştım. Yeşil Kivi Seçil'in mayalı etkinliğini görünce tam zamanıdır dedim ve işte güzel ponçikler.

3-5 komşu ailenin katıldığı bir piknik düzenlenmişti ve bende bu tarifi yapıp gütürmüştüm. İyikide öyle yapmışım çünkü bu ölçüler ile 2 kişinin yiyebileceğinden çok çok fazla ponçiğimiz olmuştu. Park evimizin 2 sokak aşağısında olduğu için bu güzel ponçikleride fırından çıkar çıkmaz götürmüştüm. Yumuşacık içlerinden marmelat çıkan bu minik puflar günün lezzeti oldu diyebilirim. Genelde mayalı hamurlar ilk gün yendiğinde lezzetli oluyor. Çok çabuk bayatladıkları için bende az miktarda yapmayı tercih ediyorum. Eğer denemek isterseniz ve kalabalık bir aile değilseniz yarım ölçü yapmanızı tavsiye ederim.

Hamur Malzemeleri
3 yumurta
750 ml süt
1 pk kibrik kutusu büyüklüğünde yaş maya veya 2 tatlı kaşığı kuru maya
1.5 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 adet limon kabuğu rendesi ve suyu
1 pk. vanilya
Aldığı kadar un
İçine : Çilek veya farklı bir marmelat

Yapılışı

Kullandığınız maya, yaş maya ise ılık su içinde biraz şeker ile mayanın kabarmasını sağlayın, kuru maya ise tüm malzemelerin içine direk katarak kullanabilirsiniz. Tüm malzemeleri karıştırıp yumuşak hafif ele yapışan bir hamur hazırlayın. Fazla un koymayın. Hamur 2 katına çıkana kadar yaklaşık 30 dk mayalandırın. Uzun üçgen şekilde kesip geniş kenarına marmelat koyup sigara böreği gibi sarın. Tekrar mayalanması için 30 dk. daha bekleyin ve önceden ısıtılmış 180C (350F) fırında pişirin. Fırından çıktıklarında üzerlerine pudra şekeri serpin.

Afiyet olsun










Yazının devamı...
03 Aralık 2008

Dızmana  

2 Yorum var

Dızmanayı bir çok blogda görmüştüm ama bir türlü fırsat bulup yapamamıştım. Annem "bizim bir arkadaşımız yapardı ve çok lezzetli olurdu diyince" hadi ozaman yapalım çay ile beraber yeriz dedim ve doğru mutfağa. Zaten mayalı hamur işleriyle uğraşmayı çok seviyorum. Kocaman ve pamuk gibi olunca yemesine doyum olmuyor.Nerdeyse bir tepsi dizmanayı sıcak sıcak bir oturuşta bitirdik. Kalan 1-2 parçayıda ertesi sabah tost makinasında yaptım bence bu da harika oldu. Ama benim gibi doğumdan sonra kalan kiloları geri vermek isteyenler için çok şişmanlatıcı olduğunu söylemek lazım.

Hazırlanışı gayet kolay, sadece mayalanması için biraz sabır lazım. Ama fırından gelen kokular bu beklemeye değiyor. Dızmana aslında içinde peynir olmadan yapılan bir çeşit hamur işi ama ben biraz börek lezzeti olsun diye içine maydanoz ve beyaz peynir koyup yaptım. Siz klasik olanı tercih ederseniz içine hiçbirşey koymadan da yapabilirsiniz. Ama ben bir dahaki sefere içine kavrulmuş kıymalı iç (domates+kıyma+sivri biber+soğan) koyup deneyeceğim.

Bu arada zamanında yazamadım ama,hepinizin geçmiş Kurban Bayramını kutlarım.

Malzemeler

  • Yaklaşık 5 su bardağı un
  • 2.5 tatlı kaşığı maya
  • 1 yemek kaşığı tozşeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • yaklaşık 2 bardak ılık su

İç malzemesi :

  • Beyaz peynir
  • Maydanoz

Sosu:

  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 çay karbonat karbonat
  • 1 çay bardağı sıvıyağ

Karıştırma kabına unu, kuru mayayı,tuz veşekeri koyun ve azar azar ılık su ilave ederek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapın. Hamuru iyice yaoğurup ılık bir yerde üstü kapalı olarak mayalandırmaya bırakın. Yaklaşık 2 katı büyüklüğünde olması gerekiyor. Mayalandıktan sonra hamurdan bezeler koparıp içlerine beyaz peynirve kıyılmış maydanoz karışımından koyup kapatın.Fırın kabına dızmanaları aralarında boşluk kalacak şekilde yanyana dizin ve tekrar kabarması için üstünü örtüp ılık bir yerde bekletin. Dızmanalar kabarınca aralardaki boşluklar dolucaktır. Sosu için karıştırma kabına yoğurt, yumurta, karbonat ve sıvıyağı koyup karıştırın. 2. mayalamadan sonra kabarmış olan dızmanaların üzerine bu sosu dökün.Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirin.


Yazının devamı...
14 Eylül 2008

Ramazan sofralarının değişmez Lezzeti  

4 Yorum var

Ramazan'ın ilk günü hemen fırına gider mis gibi kokan sımsıcacık ramazan pideleri alırdım. İftar olduğunda daha yemeğe başlamadan pidenin yarısı tulum peyniri ile birlikte çoktan bitmiş olurdu. Ramazanın benim için değişmez lezzetidir pideler. Ahh birde pastanelerden alınan yumurtalı yumuşacık pideler vardır ki bir oturuşta tek başıma annem izin verse bitirebilirdim. Pastane önünde hiç yılmadan kuyrukta beklerdim. Ramazandan sonra neden yapmazlardı bu pidelerden bilmem. Oysa ben almaya kesin devam ederdim :)

Ramazan gelince, ezan sesini, sıcacık pideleri , muhteşem iftar davetlerini özlüyor insan.Burada bunları bulabilmek çok zor tabii. Ama Pide için aynı şeyi söyleyemeyeceğim . Fırın kuyruklarında beklemek yerine kendi fırınımda aynı lezzetli pideleri yapabileceğimi birisi söylemiş olsa inanmazdım. Oysa ne kadar kolaymış pide yapmak. İşte benim ertesi gün bile hala yumuşaklığını koruyan mis kokulu Ramazan pidelerim.
Un, maya, su veya süt. İşte pidenin ana malzemeleri. Fakat herkesin kullandığı ölçüler farklı olabiliyor. Bir kaç tarif denedikten sonra en iyi tarifin doğaçlama olduğuna karar verip kendi pide tarifimi yaptım. Yapımı çok kolay ve kısa zaman aldığı için Eda'nın düzenlediği Şipşak tarifler etkinliğine katılmak içinde uygun olacağını düşündüm. Biz çok beğendik. Sizde denemek isterseniz buyrun tarife...

Herkese İyi Ramazanlar...

Ramazan Pidesi
(1 adet )

  • Yarım bardak ılık su
  • 2 kap Un ( ölçü kabı olarak bir bardak kullanabilirsiniz)
  • 1.5 tatlı kaşığı kuru maya
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta sarısı üzeri için

Tüm kuru malzemeleri kaba eleyin. Yumurtayı ilave edin. Yavaş yavaş ılık suyu ilave edip ele hafifçe yapışan bir hamur hazırlayın. Ben kıtchen aid mixerimde yoğurmuştum. Çok sıvı olduğunu düşünüyorsanız 1-2 kaşık daha ekleyin ama çok koymayın çok sert olur. İyice yoğurun ve yumuşak , pürüzsüz bir görüntü alınca unlu tezgaha alın. Hafifçe etrafını unlayıp yapışkanlığı yok edip 20 dk. hamuru dinlendirin. Mayalandıktan sonra tezgahınızda parmaklarınızı yumurtaya bulayıp pideyi şekillendirip yaklaşık 15-20 dk. daha dinlendirin. Önceden 200C (400F) derecede önceden ısıtılmış fırında varsa fırın taşınızın üzerinde yoksa tepside üzeri altın sarısı olana kadar yaklaşık 20 - 25 dk. pişirin.

Fırın taşında pişen pideler fırınlardan aldığınız pidelerden hiç farklı olmuyor. Ben herzaman fırının en alt rafında fırın taşlarını bulunduruyorum. Fırın taşı için illa mağazalarda satılan hazır pizza taşını almanıza da gerek yok. Tek ihtiyacınız olan 4 adet büyük boy veya 6 adet küçük boy cilasız kiremit yer taşı . Sanırım bunu Türkiye'de de kolaylıkla bulabilirsiniz. Burda ise Home Depot veya Lowes'da "Unglazed quarry tile " olarak satılıyor. Fiyatı ise gülünecek kadar ucuz desem. Daha önceki bir yazımda detaylı anlatmıştım isterseniz buradan tekrar okuyabilirsiniz.



Yazının devamı...
08 Ağustos 2008

Pastahane Sandöviçlerim  

11 Yorum var

Farkında bile değilim ama 1 aydan fazladır bloguma hicbirsey yazmamışım. Oysa yayınlamayı düşündüğüm o kadar tarif vardı ki. Tamamen tembellik ve vakitsizlik yüzünden artık yazılarımı yazamıyorum. Bilgisayar başına oturmak için sadece minik kızımın uyumasını beklemem gerekiyor. Çünkü beni hiç bırakmıyor ki birşeyler yazabileyim. Ama onun uyku saatinde de mutlaka yapılacak bir iş çıkıyor derken günler günleri kovalıyor ve benim bloğum tariflerin yazılmasını bekliyor.

Haftasonları ise nerdeyse hiç bilgisayar açılmıyor. Boston'a yerleştiğimizden beri ilk defa çevresindeki şehirleri gezmeye başladık. Meğer yakınlarımızda ne güzel göller varmış. Sanki deniz gibi plajı olan kocaman göller ve inanılmaz temiz. Denize gitmek biraz vakit alıyor ve okyanus olduğundan çok dalga oluyordu. Ama göller hem serin hemde çarşaf gibi. Sonra sebze çiftliklerini keşfe çıktık. Dalında çilek, domates, şeftali derken marketten aldıklarımız artık çok lezzetsiz gelmeye başladı. Ne kadar çok çiftlik varmış meğer. Ahh birde unutmadan Türkiye'den de canım yeğenim geldi. Ne çok özlemişim zilliyi. 15 yaşında ama tek başına korkmadan geldi şimdi de kursa gidiyor. O'nun için inanılmaz güzel bir deneyi olucak inşallah. Anlayacağınız yaz günlerimiz dolu dolu geçiyor ve ben bilgisayarımı açamıyorum bile. Hatta heray düzenlemeye başladığım "Ayın Şefi " etkinliğini bile tamamen ihmal ettim diyebilirim. Tamamen yaz tembelliği.

Tabii gezerken yanımızda işte pastanelerdeki gibi lezzetli bu sandöviçleride almayı unutmamak lazım değilmi. Yumuşacık ve lezzetli bu miniklerin tarifide yazımın sonu olsun. Şimdilik benden haberler bu kadar. İnşallah en kısa zamanda tekrar görüşürüz.


Pastahane Sandöviçleri

  • 500 gr. Un
  • 20 gr. yaş maya (kuru mayada kullanabilirsiniz)
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1.5 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 2 yumurta

Unu eleyip ortasına yaş mayayı koyun ve ılık sütün yarısını

ilave ederek kabarıp mayalanmasını bekleyin. Üzeri çatlayınca kalan diğer malzemeleri ekleyip yumuşacık hamur olana kadar yoğurun. Çok sert olmayan hatta ele azıcık yapışan kulak memesi kıvamı dedğimiz bir hamur yapın. Bir kaba azıcık zeytinyağ döküp hamuru etrafını bununla sıvayın ve üzerini örtüp 1 -1.5 saat mayalanmaya bırakın. Kabaran hamurdan minik parçalar koparıp yuvarlayın ve yağlanmış tepsiye dizin tekrar üzerini örtüp 1 saat daha dinlendirin. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış fırında pişirin.


Afiyet olsun.


Yazının devamı...
09 Aralık 2007

Ay Çöreği  

13 Yorum var

Ay çöreğini çocukluğumdan beri çok severim. Okula giderken mutlaka pastaneye uğrar yeni çıkmış ay çöreklerinden alırdım. İçine bukadar lezzetli ne koyduklarını da hep merak ederdim.

New Jersey'de otururken Türk pastanelerinden özellikle gider bu çöreklerden 3-4 tane alırdım. Yanında çay ile harika olurdu. Fakat en son aldığımda kullandıkları iç malzeme mi yoksa hamurunun bayatlığındanmı bilmiyorum yerken midem bulandı ve bir daha almadım. Aslında dışardan alınanların içinde kimbilir neler var, çok sağlıksız olduğunuda biliyorum ama yinede dayanazdım. Burada ise bu çöreklerden bulmak imkansız. Amaaaa artık bu ayrılık bitti. Pastane çöreklerinden daha lezzetli ay çöreği artık benim mutfağımda...

Bu çörekler kesinlikle pastanelerdekinden çok daha lezzetli . Hamuru incecik ve hafif sert ağızda dağılan, içi ise tam istediğim kıvamda oldu. Bir çok tarifte maya kullanıldığı için hamur kalın oluyor. Bu yüzden daha çok tatlı poğaça havasında oluyordu ve sevmiyordum. Yaptığım hamurun ise yine mayalı olmasına rağmen, ince ve hafif sert bir dokusu var. Kesinlikle denemenizi tavsiye ediyorum.

İçinde ne olduğunu bildiğiniz ve gönül rahatlığı ile yiyebileceğiniz işte pastane ay çörekleri...


Malzemeler
(12 adet)

  • 90 gr tuzsuz tereyağ
  • 1/2 bardak soğuk süt
  • 3 yemek kaşığı pudra şekeri (25 gr.)
  • 3 bardak Un (375 gr)
  • 1 tatlı kaşığı kuru maya (active dry)
  • 1 yumurta
  • 1 tutam tuz
İç malzemesi

İç malzemesi olarak ben daha önce yaptığım ve buzlukta bekleyen 1 dilim kakaolu kek ve 3 dilim cevizli baharatlı keki kullandım. İçerisine ayrıca, üzüm, kakao, 2 minik parça çikolata, tabağın dibinde kalmış ve hafif kurumuş 2 kaşık çilek reçeli ve 1 kaşık kahverengi şekeri koyup yaklaşık yarım bardak süt ile ocakta yoğun bir hamur haline gelene kadar karıştırdım.

Hazırda kekiniz yoksa aşağıdaki malzemelerin ölçülerini istediğiniz şekilde değiştirip içi hazırlayabilirsiniz.
  • 1 bardak ceviz
  • Yarım bardak toz şeker
  • Yarım bardak süt
  • 2 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı yenibahar
  • 3 çorba kaşığı bayat ekmek içi
  • 2 çorba kaşığı üzüm
  • 1 çorba kaşığı kakao

Hazırlanışı
  1. Hamur malzemelerini karıştırıp hafif ele yapışan yumuşak bir hamur hazırlayın. İlave un eklemeden , unlanmış tezgahın üzerinde hafifçe ele yapışmayan bir kıvama gelene kadar yoğurun. Hamuru 2 parçaya ayırıp birini buzdolabına kaldırıp diğerini ceviz büyüklüğünde 6 parçaya ayırın.
  2. Hamuru oklava ile incecik açıp içerisine iç malzemesini doldu dolu koyun.
  3. Zarf katlar gibi önce ilk parçayı iç malzemenin üzerine sonra üsteki parçayı üzerine katlayıp şekildeki gibi üçgen katlayın. Elinizle şekillendirerek kenarlarını öne doğru kıvırın ve uçları birleştirin.
  4. Yağlı kağıt serili tepsiye dizin. Dolaptan diğer parçayı çıkartıp aynı şekilde çörekleri hazırlayın.
  5. 1 yumurta sarısının içine 1 tutam şeker ekleyip hamurların üzerlerine sürün. Badem veya susamla süsleyip önceden ısıtılmış 170 C (340F) fırında yaklaşık 30dk. pişirin.




Yazının devamı...
05 Aralık 2007

Rugelach  

12 Yorum var

Klasik Polonya mutfağında Rugala'nın anlamı rulo yapılmış ve kıvrılmış çörek yani basit croissant. Bir başka çeşidi ise Polonyalı Yahudiler'den gelen Rugelach , yani üçgen şeklinde kesildikten sonra arasına tatlı bir malzeme sürülüp ( erik marmeladı vs) rulo yapılan çörek. Her iki hamurda zengin lezzeti ve ağızda dağılan bir özelliği ile damaklarda inanılmaz bir tat bırakıyor.

Aslında bence biraz tehlikeli bir hamur. Yemeğe başladığınızda kendinizi durduramıyorsunuz. Hamurun içinde krem peyniri olduğu için ağzınızda dağılan bir dokusu var. Aynı crosant gibi puf puf bir tad.

Hamurun tarifini çok severek okuduğum Jeffrey Alford ve Naomi Duguid 'in HomeBaking kitabından aldım. ( Kitap şuan Amazon'da 2 ayrı fiyata satılıyor. Bargain olarak alırsanız çok ucuza bu kitaba sahip olabilirsiniz. ) Kitapta iç malzemesi olarak erik marmeladı veya reçel kullanılmıştı. Ben malzemeyi Culinary Inst. kitabından alıp uyguladım. Bence çok daha başarılı oldu. İç malzemesini sizde isterseniz kendinize göre değiştirebilirsiniz.


Malzemeler
32 adet

Hamuru

  • 1 pk. krem peynir (8.oz)
  • 1 pk. tuzsuz yumuşak margarin (2 stick)
  • 2 bardak Un
  • 1/4 tatlı kaşığı tuz
İç malzemesi
  • 1+1/2 bardak ceviz içi
  • 1/3 bardak çikolata
  • 3/4 bardak ahududu reçeli
  • 1/3 bardak şeker
  • 1/2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 yumurta
Hazırlanışı
  1. Hamur malzemelerini mixere aktarıp, tüm malzemeler karışıp bir hamur olana kadar karıştırın. Yağlı ve yumuşak bir hamur olucak. Un miktarı yeterli geliyor , daha fazla un eklemeyin. Hamuru şeffaf streç folyoya sarıp dolaba kaldırın. En az 2 saat , ama vaktiniz varsa en güzeli 1 gün dolapta bekletin. Ben bir gün beklettim eminim lezzeti buyüzden daha güzel oldu.
  2. Hamuru 4 eşit parçaya ayırın ve 2 parçasını unlanmış tezgahınıza alıp diğer 2 parçasını tekrar buzdolabına geri koyun. Hamur soğuk kalmalı.
  3. 2 parça hamuru ayrı ayrı yuvarlak açıp 8'er adet üçgen şeklinde dilimleyin. Toplam 16 adet ufak üçgen parçalarınız olucaktır.
  4. İç malzemesini hazırlamak için önce küçük parçalara ayrılmış çikolata ve cevizi rondoda parçalayın. Ayrı bir yerde önceden karıştırdığınız şeker ve tarçını ekleyin. Son olarak tüm karışımı reçelle kaşıkla karıştırın.
  5. Reçelli karışımı üçgenlerin üzerine yayın ve çok sıkı olmayacak bir şekilde rulo yapın. Tüm hamurları sardıktan sonra 20 dk. tekrar buzdolabına koyup bekletin.
  6. Fırını 190C (375F) ayarlayıp ısıtın.
  7. Yumurtayı 2 yemek kaşığı süt ile bir kabın içinde karıştırın. Dolaptan çıkarttığınız üçgenlerin üzerine yumurtalı karışımı sürüp yaklaşık 15-20 dk. hamurlar sararana kadar pişirin. Fırının boyutuna ve ısısına göre hamurların pişme süresi değişiyor. Buyüzden 12 dk. sonra mutlaka hamurları kontrol edin.
Afiyet olsun.


Yazının devamı...
02 Aralık 2007

Neli Sufle ? Keçi Peynirli  

10 Yorum var

Bu aralar sufle yapmaya takmış bulunuyorum. Once çikolatalı sufle ile başladım. Sonra peynirliler derken sırada daha enteresan bir sufle var. Ama şimdi söylemek olmaz dimi . Beni izlemeye devam edin ...

Resimdeki sufleyi ise evet bildiniz arkadaşlar bu bir peynirli sufle. Keçi peyniri ile yapılan ve benim minik kızımın bir çırpıda midesine indirdiği değişik lezzet de bir sufle. Evet inanması güç ama sadece ucundan tattırmak için miniğime verdiğimde daha isterim demezmi.. Bir kaşık daha derken birtanesini bitiriverdik bile..

Sufle yapmayı daha önce hiç denememiştim. Nedense çok zor olduğunu düşünüyordum. Ama aslında yapımı hiçde zor değil sadece 1-2 noktaya dikkat etmek gerekiyor. Suflede 2 aşama var. Önce pürürsüz kıvamda beşamel sosunu hazırlıyorsunuz daha sonra çırpılmış yumurta aklarını ekliyorsunuz. En önemlisi yumurta aklarını diğer malzemelere karıştırırken çok fazla karıştırıp havasını indirmemek gerekiyor. Birde fotografını çekerken çabuk olmak gerekiyor. Bunlar caanıım suflelerimin ben makinayı hazırlayana kadar puff diye çökmüş halleri. Fırından çıktığında görmeliydiniz kocaman birşey olmuşlardı. Yinede beklediğimden az çöktüler... Gelelim tarife...

Keçi Peynirli Sufle

6 adet minik sufle
Hazırlama süresi : 20dk.
Pişirme süresi : 15 dk.


Malzemeler

  • 3 yemek kaşığı tereyağ
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1/2 bardak ılık süt
  • 114 gr (4oz) yumuşak keçi peyniri
  • 1/4 tatlı kaşığı hint cevizi (nutmeg)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1/4 tatlı kaşığı karabiber
  • 4 yumurta ( sarıları ve beyazları ayrılmış)
Hazırlanışı
  1. Fırını 190C (375F) ısıtın. Sufle kaplarını yağlayın ve içlerine bir kaşık un atıp tüm kenarları hafifçe unlanmasını sağlayın. Kapları ters çevirip fazla unları dökün.
  2. Hafif ateşte bir kabın içinde yağı eritin. Unu ekleyip 1 dk. karıştırın ve ılık sütü , baharatları ve peyniri ekleyip karıştırın. Bir çeşit daha katı kıvamlı beşamel sos olucak.
  3. Ocaktan indirin ve yumurta sarılarını tek tek karıştırarak sosa yedirin.
  4. Ayrı bir kapta yumurta beyazlarını katı kıvamda olana kadar çırpın. Yavaşça diğer sosa yedirin. Karıştırırken kaşığı altan üste doğru köpük sönmeyecek şekilde döndürerek karıştırın. Çok karıştırmayın sadece tüm malzeme birbirine karışsın ve havası sönmesin.
  5. Sufle kaplarının 3/4 üne kadar doldurun ve ısınmış fırında yaklaşık 12 - 15 dk. fırını açmadan pişirin.

Not: Yumuşak keçi peyniri yerine sert olanlarınıda rendeleyip kullanabilirsiniz.

Afiye olsun...


Yazının devamı...
01 Ekim 2007

Zeytin Ezmeli Açma  

19 Yorum var

Blogumu düzenlerken yayınlanmamışlar bölümünde en sevdiğim açmaların resmini gördüm. Bir ara yayınlarım diye çekmişim ama bir türlü fırsat olmamış tarifini yazmaya. Oysa inanılmaz güzel ve lezzetli olan bu açmaları nasıl olurda unutup yayınlamadığıma saşırdım. Yıllardır bizim evde yapılan artık klasikleşmiş olan bir açmadır bu. Standart açma tariflerindeki kadar yağ içermediği için hem daha az kalorili (!!!) olduğunu düşünüyorum hemde içindeki zeytin ezmesi sayesinde daha lezzetli. Resimde çok belli değil ama çokda güzel kabarıyorlar.

Neyse tarifimi bu kadar poh pohlama yeter diyorum ve hemen yazmaya başlıyorum. Kimbilir belki sizinde mutfağınızın vazgeçilmezleri arasına giriverir bu güzel açmalar.

Malzemeler

  • 2 su bardağı süt ( 1 bardak ılık olucak)
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 pk. yaş maya
  • Aldığı kadar Un
  • 3 çorba kaşığı zeytin ezmesi (içine sürmek için)
  • 1 yumurta sarısı (üzerine sürmek için)
  • çörek otu
Hazırlanışı
  • Önce ılık sütte bir parça şeker ile yaş maya eritilir ve kabarması için 2-3dk. bekletilir.
  • Bir kapta kalan süt, toz şeker, sıvıyağ, tuz ve maya konulur. Unu, hamur elimize hafifce yapışacak kıvama gelene kadar yavaş yavaş ekleyip hafif sıvı bir hamur elde edilir. Fazla un eklemeyin, yoksa sert olurlar. Nemli bir bez örtüp ılık bir yerde 1 saat dinlendirin.
  • Hamurdan parçalar alınır ve el ile hafifçe açılıp içlerine zeytin ezmesi sürülür. Rulo halinde sarılıp acma şekline getirilir.
  • Yağlanmış tepsiye dizilir ve tepside yine 45dk. - 1 saat kabarana kadar bekletirilir.
  • Üzerlerine yumurta sarısı sürülüp çörek otu serpilir.
  • Önceden ısıtılmış 200C fırında pişirilir.
Afiyet olsun.


Yazının devamı...
19 Eylül 2007

Sebzeli Börek  

3 Yorum var


Geçen gün buzluğumu düzenlerken uzun zamandır bekleyen yufkaları gördüm ve artık daha fazla bekletmeden bir börek yapmalı dedim. Burada marketlerde satılan Apollo markalı FILO yufkaydı ve açtığımda büyük bir hüsrana uğradım. Yufka çok ince nerdeyse elimde dağılıp gidiyordu. Zaten bu yufkalar kağıt gibi oluyorlar. Nerde bizim güzelim yufkalarımız. Birde yufka açmayı öğrenebilsem değme artık böreklerin tadına :)

İç malzeme olarak evde ne var diye dolabı karıştırdım ve birer adet patlıcan ve kabak buldum. Bundan harika malzeme olmaz diye işe koyuldum. Yufkalara çok söylenmiştim ama sonuç beklediğimden çok daha güzel oldu. Yufkalar 7 numara ve ince olduğundan börek çıtır çıtır ve çok lezzetli olmuştu. Bende bu tarif mutlaka paylaşılmalı dedim ve resmini çektim. İşte iftarda yenebilecek güzel bir börek alternatifi diyorum. Haydi afiyet olsun.

Malzemeler
  • 1 adet kabak
  • 1 adet patlıcan
  • 1 ufak soğan
  • 1 adet iri domates
  • 7 numara Fılo yufka
  • 1 bardak Süt
  • 1 yumurta,
  • 1/2 bardak zeytinyağ

Hazırlanışı

  • Patlıcanı minik kare kare doğrayıp acısını alması için tuzlu suda biraz bekletin.
  • Soğanları çok ince doğrayıp tavada az yağla pembeleşene kadar kavurun. Ardından patlıcanları ekleyip 2-3 dk. kavurmaya devam edin.
  • Kabağı yine küçük kare halde dilimleyin ve patlıcanlı karışıma ilave edin. Ardından domatesi rendeleyip hepsi yumuşayana kadar pişirin. İstediğiniz ölçüde tuz ve biber atmayı unutmayın.
  • Bir kasede yumurtayı, sütü ve zeytinyağını karıştırın.
  • Bir tepsiye önce bir adet yufkayı koyun. sütlü karışımdan sürüp tekrar 2 kat daha yufka serin. Yufkayı parçalayarak koyabilirsiniz. Daha güzel oluyor. Üzerine patlıcanlı karışımı yayıp tekrar yufka, sütlü karışım, yufka serip istenildiği kadar kalınlıkta böreği hazırlayın. En son üzerine kalan sütlü karışımı döküp 375C fırında yaklaşık 30 dk. pişirin.

Önemli not: Türkiye deki yufkalar daha farklı olduğundan aralara koyacağınız yufka miktarını isteğinize göre belirleyebilirsiniz. Filo yufka çok ince olduğu için ben en az 3-4 adet yufkayı parçalayarak koymuştum.

Afiyet Olsun.


Yazının devamı...
02 Mart 2007

Patates Sarma  

9 Yorum var



Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Minik prensesim dogduktan sonra mutfakla cok fazla ilgilenemedim. Canim annecim bana hic is yaptirmadi, halada yaptirmiyor. Mutfak isleri , bebek bakimi, derken eve kapanip kaldilar. Oysa canim aileme ilk defa geldikler NY sehrini, sevdigim mekanlari gostermek cok istiyordum. Havalar bu hafta duzelirse -ki pek oyle gozukmuyor onlar donmeden en azindan kisada olsa bir NY turu yapabilmeyi cok arzu ediyorum. Bakalim insallah 1-2 gun hava acarda minik prenses anneannesi ile birazcik gezer.

Annem gelirken yaninda Seda adli bir dergi getirmisti ve dergideki bu tarifi gorunce tabiki duramadim girdim mutfaga ve lezzetlimi lezzetli bu guzel patatesli pogacalari yaptim :) Patatesli pogaca aslinda klasiktir ve herkesin tarif defterinde mutlaka bulunur. Fakat bu tarif digerlerinden biraz farkli geldi bana. Oncelikle kabartma tozu yoktu ve icinde sirke bulunuyordu. Degisik tarifleri sevdigim icin hemen denemeye karar verdim. Sonucmu gercekten degisik ve lezzetli bir patatesli pogaca oldu.

Iste tarif hadi hepinize afiyet olsun.

Malzemeler

  • 3 adet haslanmis patates
  • 1 cay bardagi sivi yag
  • 1 cay bardagi margarin
  • 1 cay bardagi yogurt
  • 1/2 cay bardagi sirke
  • 1 yumurtanin sarisi
  • 100 gr. beyaz peynir
  • Aldigi kadar Un
  • Tuz
  • Karabiber

Hazirlanisi

  • Margarini eritin. Siviyagi, margarini, sirkeyi, yogurdu, tuzu ve yeteri kadar unu karistirip yumusak bir hamur hazirlayin. 15 dk. dinlendirin.
  • Dinlenen hamuru 2 esit parcaya ayirip merdane ile bir parmak kalinliginda acin.
  • Haslanmis patatesleri ezip , beyaz peynir, tuz ve karabiberle karistirin. Acilan hamurun ucuna koyup rulo seklinde sarin. Her iki hamuruda bu sekilde hazirladiktan sonra verev seklinde kesip tepsiye dizin.
  • Uzerlerine yumurta sarisi surdukten sonra onceden isitilmis kizgin firinda pisirin.

Not: Ben hamurlari biraz ince actigim icin fazla kalin olmadi. Buyuzden siz yaparken enazindan parmak kalinliginda acmaya dikkat edin daha kabarik olucaklardir.


Yazının devamı...
01 Aralık 2006

Patlıcanlı Poğaça Börek  

8 Yorum var


Hatirliyorumda ilk defa yufka ile patlicanli borek yaptigimda esim patlicani cok sevmedigi icin hatirimi kirmayip biraz cekinerek de olsa yemisti. Daha sonra ise devamli hani su patlicanli bir borek yapiyordun , tekrar yapsana demeye basladi. Anlayacaginiz artik bizim evde patlicanla yapilan herturlu borek sevilerek yenmeye basladi :) Bu tarif ise cok daha farkli ve bence ayni oranda lezzetli. Hamuru ayni pogaca kivaminda ve agizda dagildigi icin ismine pogaca borek daha yakisir diye dusundum.

Sadece hazirladiginiz rulonun cok uzun olmamasina dikkat edin. Hamuru patlicanli karisima bir kat sarmaniz yeterli boylece icindeki malzemeyle beraber hamurda tam kivaminda pisecektir. Yoksa ic kisimlarinda hamur biraz pismemis kalabilir .

Malzemeler

  • 2 adet kozlenmis patlican
  • 1 adet orta boy sogan
  • 1 adet domates rendesi
  • 1 su bardagi siviyag
  • 1/2 su bardagi yogurt (yada sour cream kullanabilirsiniz)
  • 1 pk kabartma tozu
  • 2 yumurta ( birisi uzerine surmek icin)
  • Aldigi kadar un
Hazirlanisi
  • Firini 180 (375F) derecede isitin.
  • 2-3 corba kasigi siviyagda soganlari minik minik dograyip rengi degisene kadar kavurun. Ardindanince kiyilmis kozlenmis patlicanlari ve domates rendesini ekleyip 1-2 kere karistirip ocaktan alin. Tuzunu ve biberini isteginize gore ayarlayip ekleyin.
  • Siviyagi, 1 adet yumurta ve yogurt ile ayri bir kapta iyice cirpin. Kabartma tozu, tuz ve unu azar azar ekleyerek ele yapismayacak kivamda yumusak bir hamur hazirlayin. Hamuru 15 dk. dinlendirdikten sonra merdane ile yarim parmak genisliginde acin ve kenarlarindan bicak ile keserek dikdortgen seklini almasini saglayin.
  • Hamurun uzerine malzemeyi yayip cok kalin olmayan bir rulo yapin. Kestigimizde arta kalan hamur parcalarindan sekiller hazirlayip rulonun uzerine susler yapin. Uzerine yumurta sarisi surup onceden isitilmis firinda pisirin.
Afiyet olsun

Alev

Kaynak : Sofra dergisi


Yazının devamı...
06 Haziran 2006

Açma  

9 Yorum var

Geçtiğimiz Pazar günü, burada bir sokak festivali vardı ve bizde bir masa kurup hem kahve hemde benim hazırladığım kek ve açmaları sattık. Şimdi kahve işide nereden çıktı değilmi ! Kayınbiraderim, kahve işiyle uğraşıyor. Colombia'dan getirtilen yesil kahve çekirdekleri burada kavrulup satışı yapılıyor. Bende bu vesileyle kahve hakkında birçok şey öğreniyorum. Kahve çekirdeklerinin türleri, kavrulma şekilleri, asit oranları vs. vs. İsterseniz sizde kahve hazırlama reçetelerine ve kahve hakkında daha bir çok bilgiye www.guldencoffee.com adresinden ulaşabilirsin.

Bende festival için elmalı kek, çikolatalı kabaklı kek ve muzlu&hindistan cevizli kek olmak üzere 3 çeşit kek ve açma hazırladım. Açmalar beklediğimden daha fazla ilgi gördü. Amerikalılar genellikle tatlı türü şeyleri daha sevdikleri için biraz düşünceliydim. Ama herkes için yeni bir tattı ve herkese çok değişik geldi. Ama en çok mahlepin ne olduğunu anlatmaya çalışırken zorlandım diyebilirim :) Gerçekten çok güzel bir gündü.

Malzemeler

  • 1/4 bardak şeker
  • 1 yumurta
  • 1 bardak ılık süt
  • 1/2 bardak su
  • 3/4 bardak sıvıyağ
  • 1 tatlı kasığı tuz
  • 2,5 tatlı kaşığı kuru maya
  • 5 bardak un
  • 1 tatlı kaşığı mahlep

Üzeri için

  • 1 yumurta
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 yemek kaşığı su
  • tuz ve çörek otu

Hazırlanışı

  1. Ilık sütün içine kuru maya ve bir kaşık şeker atıp karıştırın ve 5 dk kabarması için bekleyin.
  2. Unu bir kaba boşaltın. Kuru malzemeleri, yumurta, süt ve yağı aktarıp karıştırın. En son suyu yavaş yavaş ilave ederek, kulak memesinden biraz daha yumuşak bir hamur elde edin. Hamur elinize biraz yapışabilir ama fazla un koymayın yoksa sert olabilir.
  3. Üzerini temiz bir bezle kapatıp yaklaşık 1,5 - 2 saat mayalanması için bekletin. Kabaran hamuru tekrar yoğurup havasını alın ve istediğiniz büyüklüğe göre yaklaşık 12 veya 14 parçaya ayırın.
  4. Her parçayı avucunuzun içinde açıp içine bir kaşık margarin sürün ve rulo halinde tepsiye dizin. Yaklaşık 20 dk. üzerini örtüp dinlendirin.
  5. Minik ruloları heriki ucundan çekerek kalın bir halat haline getirin ve ters yönde kıvırarak (burarak) ek yerinden birleştirip açma şeklini verin. Tepsiye aralıklı olarak dizin. Üzerini tekrar temiz bir havlu ile örtüp yaklaşık 45 dk. daha ılık bir yerde 2 misli kabarana kadar bekletin.
  6. Üzerlerine çırpılmış yumurta sarısını sürüp çörek otu serpiştirin.
  7. Önceden ısıtılmış 200 C (400F) fırında pişirin.

Afiyet olsun.


Yazının devamı...
18 Mart 2006

Fesleğenli Düğümler  

8 Yorum var


Ay başı itibariyle taşınacağımız için ev karma karışık ve bu karmaşa beni inanılmaz derecede rahatsız ediyor artık. Hergün bölüm bölüm eşyaları paketlediğim için ev kutularla dolmaya başladı. Hem yeni bir eve taşınacağım için mutluyum hemde bu evimi sevdiğim içinde biraz hüzünlüyüm. Bugün yine tek başıma eşyaları toplarken sıkıntımı geçirmenin en iyi yönteminin hamurla uğraşmak olduğunu düşündüm ve mutfağa attım kendimi. Yemek kitaplarımı karıştırdım ve Pazar sabah kahvaltıda da yiyebileceğimiz bu minik ekmeklerin tarifini buldum. Fesleğeni çok seviyorum ve hemen hemen bütün yemeklerde kullanıyorum. Özellikle pizza hamuruna fesleğen koyduğum için hamura çok yakıştığını da biliyordum ve bu tarifi denemeye karar verdim. İyikide denemişim, hem hamurla uğraşırken tüm sıkıntılarım uçup gitti hemde inanılmaz yumuşak, mis gibi kokan pamuk gibi minik ekmeklerim oldu. Şimdiden yarısı bitti bile umarım sabah kahvaltısına kalır :)

Hamurun içersinde ayrıca ricotta peyniri var. Ricotta peyniri bulamazsanız lor peyniri kullanabilirsiniz. Peynir ekmeğin yumuşacık olmasını sağlıyor ve lezzetini arttırıyor.

Bardak ölçüsü Amerikan cup ölçüsüdür.

Malzemeler

  • 4 Yemek kaşığı Ricotta peyniri
  • 1 bardak su
  • 4 bardak un
  • 3 yemek kaşığı süt
  • 2 tatlı kaşığı kuru fesleğen
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı aktif kuru maya
  • 1 yumurta sarısı (üzerine sürmek için)

  • Hazırlanışı

    1. Unu bir kaba boşaltın ve içine ricotta peynirini, sütü, şekeri, tuzu, kuru mayayı, tereyağını ve fesleğeni karıştırın. En son suyu yavaş yavaş ilave ederek, kulak memesinden biraz daha yumuşak bir hamur elde edin. Hamur elinize biraz yapışabilir ama sakın fazla un koymayın ölçüsü tam geliyor.
    2. Hamuru yaklaşık 1 saat dinlendirin.
    3. Kabaran hamuru tekrar yoğurup havasını alın ve yaklaşık 12 veya 14 adet minik parçaya ayırın.

    4. Her minik hamuru zeytinyağ ile biraz yağlayıp minik seffaf folyolara sarıp yine yaklaşık 1 -1.5 saat hacmi iki katına çıkana kadar mayalanmasını bekleyin.
    5. Hamurlari minik düğümler halinde hazırlayıp tepsiye dizin ve tekrar 30 dk. dinlendirin.
    6. Yumurtanın sarısını 1 yemek kaşığı su ile sulandırıp minik düğümlerin üzerine sürün. İnceden ısıtılmış 210 derece (425F) fırında 15 - 18 dakika hamurlar altın rengini alana kadar pişirin.

    Afiyet olsun.


    Yazının devamı...

    linkwithin

    Related Posts with Thumbnails