03 Aralık 2007

Köfte Çeliği  

2 Yorum var

Bu ayki Kevgir dergisi sevgili Esra için hazırlandı. Blogunda bizimle paylaştığı tüm tarifler, bir gün içerisinde dostlar tarafından paylaşıldı ve dolu dolu çok güzel bir dergi ortaya çıkarıldı. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Bende bu sayıda bir köfte tarifini denedim. Daha önce ne adını duymuşluğum vardı nede tadına bakmıştım. Değişik ve Kayseri mutfağına özgü birşey olsun istediğim için bu tarifi seçtim umarım başarabilmişimdir. Diğer tüm güzel tarifler için Esra özel sayısı Kevgir dergisine buradan ulaşabilirsiniz.

" Esra ile son konuştuğumuzda Kayseri mutfağını ve özellikle kayseri mantısını çok beğendiğimi ve öğrenmek istedigimi söylemiştim. Bana "canım sen hiç merak etme, en bilenini bulur sana öğretirim. Hatta sana mantıda postalardım ama şimdi gümrüğe takılır olmaz" demisti. Cok tatlı ve cok şakacıydı.

Huzur icinde uyu sevgili Öğretmenim.



MALZEMELER

Esra'nın dediğine göre " kışları sıkça yapılan (sobanın üzerinde pişirmek için) bir yemek… Belli bir ölçüsü yok herkes kendince bir ölçü kullanabilir."

  • 1 fincan ince bulgur
  • 1 fincan daha kalın Bulgur
  • 1 fincan Kıyma
  • 1 adet soğan
  • Tuz.pul biber,karabiber,nane,kekik,kimyon
  • 1 Yumurta
  • Az Miktarda Un
YAPILIŞI
  1. Bulgurları yıkayın ve un hariç diğer tüm malzemelerle karıştırın.
  2. Bulgurlar dağılmayıp köfte kıvamına gelene kadar yoğurun. Gerekirse icerisine bir miktar un ekleyin. ( Ben yaklaşık 1 yemek kaşığı un ekledim.)
  3. İstediğiniz köfte şeklini verip çok az yağladığınız tavada cok kısık ateşte veya tost makinasında pişirin.
Afiyet olsun.


Yazının devamı...
25 Eylül 2007

Karnıbahar Böreği  

5 Yorum var



Bir çok derde deva protein ve C vitamini deposu olan Karnıbaharın bir tek kıymalı yemeğini sevemedim. Ama fırında yapıldığında yada yumurtaya bulanıp kızartıldığında yanında yoğurt ile harika oluyor. Bizim evde karnıbahar fırında pişer. Buyüzden hep aynı yemek olmasın diye herseferinde değişik malzemelerle hazırlıyorum. Daha önceki yazılarımdan birinde de Fırında karnıbahar tarifini vermiştim. Bu seferki ise biraz daha değişik. Daha yogun bir kıvamda ama bir okadarda lezzetli bir börek tadında. Arzu ederseniz dometes sosu hazırlayıp üzerine dökebilirsiniz. Yada benim yaptığım gibi sarı kabakları sırayla dizip aralarına kaşar rendesi serpebilirsiniz.

Afiyet olsun.


Malzemeler

  • 1 adet karnıbahar

  • 1 çay kaşığı kabartma tozu

  • 2 adet yumurta

  • 1 su bardağı süt

  • 4 yemek kaşığı un

  • 1 bardak kaşar rendesi

  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ

  • 1 çay kaşığı lezzet tuzu

Hazırlanışı

  • Karnıbaharları 3 dk. düdüklü tencerede haşlayın ve küçük çiçekler halinde ayırın.

  • Yumurtaları ve unu birlikte çırparak karıştırın. Azar azar sütü ilave edin. Sıvı yağ ve lezzet tuzunu ekleyin.

  • Haşlanan karnıbaharları yumurtalı karışımın içine aktarıp karıştırın.

  • Fırın tepsisini yağlayıp hafifce un serpin ve karışımı dökün.

  • Üzerine kaşar rendesi serpip 350C fırında pişirin.


Yazının devamı...
25 Haziran 2007

Patlıcan Kebab  

2 Yorum var


Patlıcanı çok seviyorum ama patlıcanla yaptığım yemek sayısı çok sınırlı ve çoğunda da patlıcanlar mutlaka kızartılıyor. Evimizde mümkün olduğunca kızartma türü şeyler yapmamaya çalışıyorum. buyuzden de patlıcan yemekleri sayısı dahada sınırlı hale gelmiş oluyor benim için. Fakat patlıcan çok saglıklı bir sebze oluncada evimden eksik etmemeye çalışıyorum. Bu yemeği ise tamamen doğaçlama hazırladım. Yaparkende aman inşallah güzel olurda bu kadar harcadığım zamana değer diye dua ettim. Sonuçmu hakikaten değdi bence.. Sanki çok ağır ateşte saatlerce pisen çok lezzetli bir kebap gibi olmuştu. Belki bazılarınızda zaten bu şekilde yapıyor olabilirsiniz ama bu benim ilk denemem ve sizlerle paylaşmak istedim.



Malzemeler



  • 1 adet bostan patlıcanı

  • 1/2 kilo parça dana eti

  • 1 adet soğan

  • 1 yemek kaşığı salça

  • 1 dolu yemek kaşığı kekik

  • 2 adet domates

Hazırlanışı


  • Bostan patlıcanını hareli soyup 1 parmak kalınlığında halka halinde kesin. Tuzlu suda acı suyunu çıkarana kadar yaklaşık yarım saat bekletin.

  • Düdüklü tencerede etleri hafifçe kavurun. Ardından soğanları yarım ay şeklinde ince ince doğrayıp yumuşayana kadar pişirin. Salçayı, etleri, baharaı ve yaklaşık 1 bardak suyu ilave edip 16dk. düdüklüde pişirin.

  • Patlıcanları ızgarada hafif yaplayıp kızartın. Ben fırının altında broil denen bölümde yaklaşık 5dk. arkalı önlü ızgara ettim.

  • Domatesleride ocakta az yada halka halka doğrayıp pişirin ve rondoda püre haline getirin.

  • Domates püresinin yarısını tavaya alın ve üzerine patlıcanları koyup 2dk arkalı önlü çevirip pişirin. Pişen patlıcanları fırına dayanıklı bir uzun kaba dizin.

  • Etleri çatalla ince şeritler halinde lif lif ayırıp patlıcanların üzerine yayın. En üstünede kalan domates püresini koyup çok az su ilave edin. Fırın kabını alüminyum kağıt ile kaplayıp 20dk. fırında pişirin.

  • Haşlanmış patatesi kaşar rendesi ile püre haline getirip etleri üzerine döküp servis yapın.
Afiyet olsun


Yazının devamı...
22 Haziran 2007

Somon Köfte  

6 Yorum var

Sanırım hayatımın hiçbir döneminde bu kadar çok balık yememişimdir. Bu durumdan hiçde mutsuz değilim aslında. Hem sağlıklı beslenmek adına hemde süt verdiğim için bebeğime çok faydalı. Temizlenmiş sırf et halinde (fileto) balıkları çok seviyorum. Biliyorum kılçıklı balıklar çok daha lezzetli oluyor ama temizlemek için sarfedilen zamanda benim tüm iştahım kayboluyor. Heran boğazıma kılçık takılacakmış hissi ile güzelim balığın tadına varamıyorum bile. Buyüzden İstanbul'da iken sadece palamut balığını büyük bir zevk ile yiyebiliyordum. Ahh aslında şimdi olsada yesek keşke. Nasılda özledim tazecik palamut balığını..

Genelde konserve tuna balığı köftesini farklı bir tarif ile yapardım. Fakat bu tarifi bir ingiliz yemek dergisinde gördükten sonra mutlaka denemeliyim diye not almıştım. Eşimde benim gibi yemek konusunda açık fikirli olunca yeni şeyler denemek inanilmaz çekici geliyor bana. Sonuçta bazen hiç beklemediğiniz lezzetlerle karşılaşabiliyorsunuz.

Balıka köftelerini hazırladıktan sonra ayrı ayrı yağsız kağıda sarıp buzlukda donduruyorum. Böylece evde yemek olmadığında buzluktan çıkarıp pişirmesi inanılmaz kolay ve pratik oluyor.
Ölçülerini orantılı şekilde isteğiniz kadar yapabilirsiniz. İşte tarifi umarım sizde beğenerek yersiniz.

Sevgi ve sağlıkla kalın.

Malzemeler

  • 800 gr Somon fileto (derisi temizlenmiş)
  • 2 defne yaprağı
  • küçük bir bağ dereotu
  • 500 ml. süt (balık miktarına göre değişken)
  • 600gr. patates
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • 4 yemek kaşığı mayonez
  • 1 tatlı kaşığı hardal
  • 4 yemek kaşığı konserve kapari (OPSİYONEL)

Kızartmak için

  • 1 yumurta
  • 100 gr. bayat ekmek kırıntısı (galeta unu)
  • 4 yemek kaşığı kızartmak için yağ

Hazırlanışı

  • Balıkları, defne yaprakları ve dereotu ile tavaya koyun. Sütü ilave edin ve orta ateşte pişirin. Tüm sütü kullanmayabilirsiniz, sadece üzerini kaplayacak kadar olması yeterli.
  • Süt kaynayınca tavanın altını kısıp 4 dk. kaynamasını bekleyin ve ocağı kapatın. Sütün içinde balıkları 5 dk. daha bekletin ve iyice piştiklerine emin olduktan sonra tabağa alın.
  • Çatal ile balıkları lif lif irice parçalayın.
  • Ayrı bir kapta patateslerin kabuklarını soyun ve küp küp doğrayıp haşlayın. Haşlama suyunu boşaltıp patatesleri 2 dk. soğuması için bekleyin.
  • Patatesleri tekrar ocağa alın ve püre haline getirerek 1-2 dak tamamen kuru ve puf puf olana kadar pişirin. Limon suyunu, mayanozi, hardalı, kapari ve istenilen baharatlar ilave edip iyice karıştırın ve ocaktan alın.
  • Balıkların varsa kalan suyunu tekrar süzüp patates püresi ile yavaşça karıştırıp tamamen özümsemelerini sağlayın.
  • Un serpilmiş tahta üzerinde yaklaşık 2,5 cm kalınlığında 8 veya 10 adet yuvarlak köfteler hazırlayın.
  • Köfteleri önce çırpılmış yumurtaya sonra galeta ununa bulayıp kızgın tavada heriki taraflarınıda 5 dk. olmak üzere pişirin.

Afiyet olsun.


Yazının devamı...
12 Haziran 2007

Sarımsak & Köri Soslu Tavuk ve Ispanak  

0 Yorum var


Sonunda Boston'daki evimize hayırlısıyla yerleştik ve artık mutfagıma girebiliyorum. Kafamda yapmayı ve sizinle paylaşmayı tasarladığım o kadar çok sey varki anlatamam. Hepsi birikti ve bunları nezaman yapıp yayınlayacağımı kara kara düşünmeye başladım bile.

Ufaklık doğduğundan beri artık eskisi gibi bilgisayar başında çok fazla zaman harcayamıyorum. Minik prenses hep ilgi bekliyor ve pek boş vaktim kalmıyor. Geri kalan boş vakitlerimizde de kızımla bu şehri tanımaya çalışıyoruz. Boston gerçekten güzel bir şehirmiş. Özellikle bebeginizi alıp nehir kenarında dolaşabileceğiniz çok güzel parklar var. Şehrin içi daha düzenli ve cıvıl cıvıl. Sanırım daha çok öğrenci şehri olmasından dolayı. Yaz sebebiyle heryerde birşeyler var. Sokak festivalleri, marketler vs. vs. Haftasonları Hudson nehri inanılmaz kalabalık ve yelkenlileri seyretmek inanın tüm yorgunlugunuzu atıyor. Herkesin dediğine göre kışın pek dolaşabilinecek bir havası yokmuş buyuzden zamanı iyi değerlendirmek gerekiyormuş. Ehh bizde seve seve değerlendirmeyi planlıyoruz kızımla inşallah... :)

Bloğumda yazdığım tarifleri kategori ettiğimde farkettimki çok az yemek tarifine yer vermişim ve fazlasıyla ihmal etmişim. Buyüzden uzun bir aradan sonra güzel bir tavuk yemeği ile açılışı yapmaya karar verdim. :)

Tavuğun sosunda kullanılan Hindistan cevizi sütü (coconut milk) tavuğa ayrı bir lezzet veriyor. Fakat bulamazsanız yerine krema kullanabilirsiniz. Sizde benim gibi konserve kullanıyorsanız ve geri kalan sütü değerlendirmek istiyorsanız ardından Hindistan cevizli & muzlu güzel bir kek yapabilirsiniz. İnanılmaz yumuşak ve lezzetli harika bir kek oluyor. Bu tarifide yarın yazmaya çalışacağım.

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1/2 kg. ince uzun kesilmiş tavuk göğsü
  • 2 baş dövülmüş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı köri
  • 1 su bardağı hindistan cevizi sütü
  • 4 su bardağı taze ıspanak

Hazırlanışı

  • Yapı tavada ısıtın ve ince ince kesilmiş tavuk etlerini yağda 5-6 dk yada hafif kahverengi olana kadar pişirin.
  • Sarımsağı ve köri tozunu ekleyin ve karıştırıp 30-40 sn. pişirin. Ardından hindistan cevizi sütünü ekleyin ve ocağı kısıp tavuklar iyice pişene kadar yaklaık 4-5 dk. pişirin. Ispanakları ekleyip, yumuşayana kadar 2 -3 dk. pişirin.

Tuz ve karabiber ekleyip pilav ile servis edebilirsiniz.


Yazının devamı...
08 Kasım 2006

Gondol Kabak  

1 Yorum var

Sonunda beklenen kış kendini göstermeye başladı. Inanılmaz güzellikdeki bu renkler artık yerini cılız ağaçlara bıraktı bile. Burda sonbahar gerçekten çok güzel oluyor. Hertaraf inanılmaz renklere bürünüyor ve özellikle doğayı seviyorsanız dolaşmanın bol bol resim çekmenin en güzel zamanı. İlk defa "New York'da bir Sonbahar" adlı filmde görmüştüm bu inanılmaz renkleri. Bu kadar yeşil olması imkansız diye düşünmüştüm ama gerçektende burada doğaya inanılmaz derece önem veriyorlar. Bu resmi New Jersey de araba ile giderken çekmiştim. Hafif bulanık gibi ama yolda giderken etrafınızdaki devamlı değişen renkleri seyretmek, inanılmaz bir duygu. Yazının başlığı ile bu anlattıklarımın ne alakası var diyeceksiniz biliyorum. Fakat artık bu muhteşem görüntü yerini cılız ağaçlara bırakınca elimde olmadan sonbahardan bir son kareyi bloguma taşımak istedim.

Gelelim başlığın esas konusuna. Gondol Kabak, kabak dolması ve karnıyarık arası yapımı son derece kolay ama bir okadar da lezzetli bir yemek oluyor. Sofra dergisinin çok eski sayılarından birinde bu tarifi okumuştum ve gerçekten çok lezzetli bir kabak yemeği alternatifi oldu. Ben tarifdeki malzemelerde bir çok değişiklik yaptım. Kendi yaptığım haliyle sizinle paylaşıyorum.



Malzemeler
(4 kişi için)

  • 4 adet orta boy kabak
  • 150 gr kıyma
  • 1 orta boy soğan
  • 1 diş sarımsak
  • tuz ve karabiber
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 adet domates
  • 100 gr kaşar peynir

Hazırlanışı

  1. Kabakların kabuklarını kazıyıp iki ucunu kesin.
  2. Tepside düz durması için ön ve arka yüzlerini ince bir kalınlıkda kesip içini tatlı kaşığı yardımıyla çıkarın.
  3. Tuzsuz su dolu bir tencerede, kabakları çatlatmadan arkalı önlü çevirerek haşlayın. Tenceren alıp fırın tepsisine dizin. İçlerine tuz ve karabiber serpiştirin.
  4. Ayrı bir tencerede sıvıyağ ile soğanı ve sarımsağı pembeleşene kadar kavurun. Kabakların içinden çıkan kısımları küçük küçük doğrayıp soğanlara ilave edip 2-3 dk. daha kavurun. 3 adet kabak içide yeterli olucaktır. Diğerini ben mücver için ayırmıştım.
  5. Üzerine kıymayı ekleyip 3 dk daha kavurun. Ardından domatesi rendeleyip, yarım kaşık salça ile birlikte karışıma ilave edin. Tuzunu ve karabiberini arzu ettiğiniz oranda ekleyin.
  6. 1-2 dk. birlikte kavurduktan sonra kabakların içine bu malzemeyi doldurup üzerine dilimlenmiş kaşar peyniri yerleştirin.
  7. Kalan yarım kaşık salçayı bir su bardağı su içinde ezip fırın tepsisindeki kabakların etrafına dökün.
  8. 180 dereceli fırında kaşar peynirleri eriyip biraz renklenene kadar yaklaşık 15-20 dk. pişirin.
  9. İsterseniz domates ve biberle süsleyip servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.



Yazının devamı...
27 Haziran 2006

Sebzeli Enchilada  

10 Yorum var



Enchilada, bildiğimiz lavaş ekmeklerine benzeyen, Meksikalılara özgü tortillanın peynir ve istenilen malzemelerle doldurulup üzerine chili sosu dökülerek fırında pişirilen bir Meksika yemeği.

Meksika mutfağını gerçekten çok seviyorum. Daha önceki yazılarımdan birinde de cihli tarifi vermiştim. Enchilada bizim evde en çok yapılan yemeklerden biri. İçine istediğiniz malzemeleri koyarak herseferinde değişik lezzetler elde edebiliyorsunuz. Aynı yöntemle fakat üzerine sos dökmeden hazırladığınızda ise bu yemeğe Burrito deniliyor. Burrito fırında pişirilmiyor ve içine avacado meyvasından hazırlanan sos, soğan vs. malzemeleri koyularak dürüm haline getiriliyor. Herikiside gerçekten son derece lezzetli bir yemek oluyor. 2 çeşit tortilla var. Mısır unu ile hazırlanan ve bildiğimiz normal un ile hazırlanan tortilla. Ben normal un ile hazırlanmış olan tortilla kullandım. Fakat mısır unu ile yapılanıda kullanabilirsiniz.

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 orta boy soğan
  • 1 yeşil acı biber (jalapeno)
  • 1 çorba kaşığı chili powder
  • 2 baş sarımsak
  • 2 tatlı kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 konserve siyah meksika fasulyesi ( veya kırmızı fasulye)
  • 1 bardak mısır tanesi
  • 1 yeşil dolmalık biber
  • 2 çorba kaşığı limon suyu
  • 3/4 bardak taze kaşar & çedar peyniri rendesi
  • 7 adet tortilla (flour tortilla)
  • Domatesli sos (enchilada sos)



Hazırlanışı

  1. Fırını 175C (350F) ısıtın.
  2. Soğanları ince ince doğrayıp zeytinyağda pembeleşene kadar kavurun. Minik doğranmış acı yeşil biber, chili powder, sarımsak,kekik ve kimyonu ekleyip 1-2 dak. daha pişirin.
  3. Fasulye, mısır, limon suyu ve dolmalık biberi minik doğrayıp karışıma ekleyin. Ardından 1 yemek kaşığı su ekleyip ocaktan indirin.
  4. Tortillaları kolay kıvrılabilmeleri için mikrodalga veya fırında ısıtın. 2-3 yemek kaşığı fasulyeli karışımdan tortilanın ortasına koyun. Üzerine 2 yemek kaşığı çedar ve taze kaşar rendesi koyup dürüm şeklinde sarın.
  5. Yağlanmış fırın kapının içerisine aralık bırakmadan sıralayın.
  6. Evde hazırladığınız veya hazır olarak aldığınız domatesli sosu* tortillaların üzerine dökün.
  7. En üstüne kaşar rendesi serpin ve önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 25 dk. pişirin. Yanında ekşi krema (soure cream) ve avacado salatası ile servis yapın.

* Eğer bulabilirseniz chili biberi ile yapılan hazır enchilada sosu kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun


Yazının devamı...
19 Haziran 2006

YE# 11: Somon Şiş  

5 Yorum var



Balığı çok severim ama tek koşul kılçıksız balık olması. Kılçıklı balığı yemeğe çalışırken ya balık ziyan oluyor yada benim bütün balık zevkim kayboluyor. Balık kılçığı ağzıma geldiğinde herşey tamamen kopuyor diyebilirim. Buyüzden minik kılçıklı balıkları özellikle Hamsi balığını yiyemiyorum. Burada ise eskisinden daha fazla balık yediğimi söyleyebilirim. Çünkü kılçıksız balık seçeneği çok daha fazla :) Ama yeni tutulmuş tazecik balığın muhteşem lezzetini bu okyanus balıklarında bulmanız tabiki imkansız. Eğer Palamut zamanı İstanbul'da isem işte ozaman harika oluyor, doya doya yiyebiliyorum.

Sevgili Bezen bu ayın konusunu balık seçince biraz zorlandım diyebilirim. Çünkü çok fazla balık seçeneğim yoktu. Buyüzden buraya geldikten sonra en fazla yediğimiz somon balığını tercih ettim. Yapımı çok basit ve zahmetsiz.

Malzemeler

  • Somon balığı
  • Ananas
  • Yeşil biber
  • Domates
  • Karides

Çöp şişe istediğiniz sırayla malzemeleri diziyorsunuz. Sonra mangalda balıklar hazır olana kadar pişiriyorsunuz. Yalnız Somon balığının fazla pişirilmemesi gerekiyor. Yoksa çok yavan bir tadı oluyor. İşte hepsi bukadar. Ne kadar kolay değilmi :)

Afiyet olsun.


Yazının devamı...
31 Mayıs 2006

Chili  

4 Yorum var


Meksika mutfağını buraya geldikten sonra tanıdım ve gerçekten çok severek yiyorum. Özellikle Avacado meyvasından yapılan guacamole salatası ile yapımı son derece kolay ama inanılmaz lezzetli olan chili yemeği benim favorilerim. Her ikisininde nasıl yapıldıklarını öğrendikten sonra bizim evin değişmez yemeklerinden biri oldular diyebilirim. Ana malzemesi Kırmızı fasulye ve chili biberi olan bu yemeğin çeşitli pişirilme yöntemleri var. Vejeteryan tarzı, tavuklu, etli, kıymalı yada pastırmalı olmak üzere istediğiniz malzemeleri kullanabiliyorsunuz. Ben hemen hemen her çesidini denedim ve hepside çok lezzetli oluyor. Meksika marketlerinde hazır konserve yada kuru halde kırmızı fasulye çeşitleri satılıyor. Pinto, chili ve red kidney fasulyelerinden herhangi birini rahatlıkla kullanabilirsiniz. Türkiye 'de bu kadar çeşidi olmasa bile sanırım kırmızı fasulye konservesi rahatlıkla bulanabiliyor. Fakat bu yemeğe tadını veren chili baharatı ( chili powder) mısır çarşısında hazır olarak bulunabilirmi emin değilim. Bulamazsanız en azından çok acı olmayan öğütülmüş kırmızı pul biber ekleyebilirsiniz.

Malzemeler

  • 2 adet yemeklik doğranmış soğan
  • 2 baş sarımsak
  • 4 adet pastırma (opsiyonel)
  • 1 kilo kuşbaşı et (kıyma veya hindi etide olur)
  • 3 yemek kaşığı chili powder
  • 2+1/2 yemek kaşığı kimyon
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 adet temizlenip doğranmış jalapeno biber *
  • 2 adet konserve kırmızı fasulye
  • 2 adet domates konservesi (yaklaşık 800grilık kutularda)
  • 2 yemek kaşığı pekmez (molasses)

Hazırlanışı

  1. Pastırmaları tencerede az sıvı yağla 3-4 dk pişirin. Ardından etleri atıp yüksek ısıda 7-8 dk iyice pişirin.
  2. Soğan, sarımsak ve jalapeno biberi ekleyin ve yaklaşık 5 dk. kavurun. Ardından chili powder, kakao ve kimyonu ekleyip 1 dk daha cevirin.
  3. Domates konservesini çatalla püre haline getirin ve tencere aktarın.
  4. Pekmek, 1 bardak su ve yaklaşık 3 tatlı kaşığı tuzuda ekleyerek 30 dk. tencerenin ağzını kapatıp kaynamaya bırakın.
  5. Konserve fasulyeleri ekleyin ve etler yumuşayana kadar yaklaşık 25 dk. daha pişirin.
  6. Koyu kıvamlı bir chili yapmak için , 1/4 bardak fasulyeyi rondo da püre haline getirin ve karışıma ekleyin.

Toplam Hazırlanma Süresi : 1 saat 30dk.

* Jalapeno, çok acı ufak yeşil renkli bir biberdir. Bibere acılığını veren içindeki tohumlarıdır. Daha az acı olması için ortadan ikiye kestikten sonra tohumları temizleyip kullanabilirsiniz.


Yazının devamı...
16 Mart 2006

Kremalı Patates  

2 Yorum var


Bu yemeği çok önceden yapmıştım ama resmini görünce siteye eklemediğimi hatırladım :) Evdeki patatesler artık filizlenmeye başlamıştı ve kullanmanın zamanı gelmişti. Tarifi Sana'nın internet sitesinde buldum ve malzemelerde bir iki değişiklik yaptım sadece . Güzel ve gerçekten değişik bir patates yemeği oldu. Yapımı çok kolay , etin yaninda gerçekten cok lezzetli oluyor. Patates yerine kabak kullanılarak da yapılabilir diye düşünüyorum.

Malzemeler

  • 4 adet iri patates
  • 3 yemek kaşığı Margarin
  • 1 adet soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 1 cay bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı pulbiber
  • 1 küçük paket Krema
  • Muskat Rendesi (Nutmeg)
  • 1 su bardağı kaşar peynir rendesi
  • Tuz-karabiber

Hazırlanışı:

Patatesleri soyduktan sonra rendeleyip kararmamaları için suyun icinde bekletin.Soğanları ve sarımsakları doğrayın. Tencerede margarini kızdırıp, içine soğanlar, sarımsak, kekik, pul biber ve tuzu ekleyip soğanlar pembeleşene kadar kavurun. Rendelenmiş patatesleri süzüp, derin bir kaba alın ve içine soğanlı karışımı ekleyeyin. Daha sonra rendelenmiş kaşar peyniri, kremayı, karabiberi ve muskat rendesini ekleyin. Sütü karışıma azar azar ilave edin ve karıştırın. Eğer patatesleriniz küçük ise fazla süt koymayın, amaç bütün malzemelerin ıslanmış olması ve birazda sıvı kalmalarını sağlamak. En son uzerine biraz daha kaşar rendesi serpin ve yağlanmış fırına dayanıklı cam bir kaba patates harcını koyup, önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 40-45 dak pişirin.

Afiyet olsun


Yazının devamı...
02 Mart 2006

Fırında Karnıbahar  

9 Yorum var


Karnıbaharı çok seviyorum, özellikle fırında yapıldığı zaman . Genelde, Brokoli+Karnıbahar ikilisini beşemel sos ile fırında pişiririm. Fakat bu sefer daha farklı hazırladım ve tavuğun veya etin yanında yenilebilecek gerçekten çok lezzetli bir yemek oldu. İçindeki malzemelerin farklılığı sebebiyle de yoğun bir karnıbahar tadı almıyorsunuz. Belki bu sayede karnıbahar sevmeyenlerde deneyebilirler.

Malzemeler
  • 1 orta boy karnıbahar
  • 1 bardak un
  • 3 adet yumurta
  • 2 adet havuç
  • 2 adet patates
  • 1 bardak beyaz peynir
  • 1 bardak siyah zeytin
  • 4-5 adet kurutulmuş domates
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 pk. kabartma tozu
  • 1/2 demet dereotu
  • 1 bardak kaşar peynir
Hazırlanışı
  1. Fırını 185 dereceye ayarlayıp ısıtın. (375F)
  2. Karnıbaharı doğrayıp haşlayın. Ben düdüklü tencerede 3 dk. haşladım.
  3. Havuçları ve patatesleri soyup haşlayın. Havuçları rendeleyip, patatesleri çatal ile püre haline getirin.
  4. Beyaz peyniri rendeleyip zeytinin çekirdeklerini ayırın.
  5. Kurutulmuş domatesi ılık suda 15-20 dk. bekletin
  6. Bir kabın içinde yumurtaları, yağı ve yoğurdu tel çırpıcı veya mixer ile çırpın.
  7. Karışıma unu, kabartma tozunu, beyaz peyniri, zeytinleri , rendelenmiş havuçları ve kıyılmış dereotunu ekleyip tahta kaşıkla karıştırın.
  8. Dometesleri minik parçalar halinde kesip , patatesler ile karışama ilave edin.
  9. En son olarak minik parçalara ayırdığınız karnıbaharları ekleyip tuzunu ve biberini ekleyip yağlanmış fırına dayanıklı bir kaba boşaltın.
  10. Üzerine kaşar rendesini serpin ve önceden ısıtılmış fırında 20-25 dk. pişirin.
Afiyet olsun


Yazının devamı...
21 Şubat 2006

Zeytinyağlı Dolma  

2 Yorum var


Herkes eminim zeytinyağlı dolmayı güzel yapıyordur. Fakat nedense annemin yaptığı dolma bana herkesin yaptığından çok daha lezzetli geliyor ve asla annemin gibi yapabileceğime inanmıyordum. Özellikle benim gibi hiç deneyiminiz yoksa buna cesaret edemiyorsunuz. Geçen haftasonu eşim, yaklaşık 1 yıldır dolapta bekleyen yaprakları gösterip, dolma yapmanın zamanı gelmedi mi artık dedi :) İşte, sonunda yaptım. Sonuçmu : HARIKA..

Yinede benim icin annemin dolması hala en mükemmeli. Canım annecim tarifin ve detaylı anlattığın için çok teşekkür ederim.

Malzemeler

  • 5 adet soğan
  • 1 su bardağı zeytinyağ
  • 3 su bardağı pirinç
  • 1 pk dolmalık kuş üzümü
  • 1 yemek kaşığı nane
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı dolma baharı
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 tutam karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 adet limon suyu
  • 1,5 su bardağı su
  • 1 pk. dolmalık fıstık

Hazırlanışı

  1. Pirinçler ıslatılır ve soğanlar kavrulana kadar suda bekletilir.
  2. Yapraklar sıcak suda hafifçe haşlanılır. Konserve ise sıcak suya batırılıp çıkarılır.
  3. Soğanlar yemeklik kare kare doğranır. Zeytinyağ ile renkleri matlaşana kadar yaklaşık 10-15 dk devamlı karıştırılarak harlı ateşte kavrulur.
  4. Kavrulan soğanlara pirinçler eklenir ve karıştırılır. Ardından üzümler ilave edilir ve devamlı karıştırılarak yaklaşık 5-6 dk. pirinçler suyunu çekene kadar kavrulur.
  5. Nane, karabiber, dolma baharı, tarçın ve şeker konulur tekrar karıştırılır. Tuzu ilave edilir.
  6. 1/2 limonun suyu ve 1,5 bardak su eklenerek karıştırılır ve tencerenin ağzı kapatılarak ocaktan indirilir.
  7. Tencerenin dibine yapraklardan bir sıra konulur. Sarılan dolmalar sırayla dizilir.
  8. Kalan 1/2 limon suyu ve 2 bardak su dolmaların üzerine dökülür, yaprakla üstleri kapatılır.
  9. En üstüne düz bir tabak konularak tencerenin kapağı kapatılır önce yüksek ateşte hafifçe buharlar çıkana kadar 2-3 dk pişirilir. Sonra kısık ateşe çevrilir toplam 1 saat pişirilir.

Afiyet olsun


Yazının devamı...

linkwithin

Related Posts with Thumbnails