30 Mart 2009

Çikolata ve biberin gizemi  

3 Yorum var

Sonunda evet sonunda bir culinary okulunda açılan kurslardan birine katılmaya vakit bulabildim. The Cambridge School of Culinary Arts okulunun Mart ayındaki çikolata kursu . Ehh benim gibi bir çikolata delisinin katılacağı ilk kursda doğal olarak çikolata yapımı kursu olurdu ancak. Çeşit çeşit trufle, sufle ve mousse yapımının anlatıldığı kursun sonunda yapılanların tek tek tadına baktık doğal olarak. Uzun zamandır bu kadar çok çikolatalı tatlı yememiştim ve nerdeyse miğde fesadına uğrayacaktım. Kursdan çok fazla şey öğrendim demeyi isterdim ama sadece 2-3 güzel trufle tarifine sahip olmanın dışında çok eğlenceli geçti diyebilim. Birde fotoğraf çekmeyi akıl edebilseydim daha güzel olucaktı ama çikolataların içine girince fotoğraf aklıma bile gelmedi desem :)

Tariflerin içinde en farklı lezzete sahip kırmızı toz biberle yapılan bu truflerdi. Çikolata ile acı biber sıkça kullanılan bir ikili. Hatta Ayın Şefi etkinliğinde de kullanılmıştı.

Trufu yediğinizde acı tadı ilk önce farketmiyorsunuz fakat sonuna doğru damağınızda yavaş yavaş hissetmeye başlıyorsunuz. Acılık oranını kullandığınız çikolata türüne göre ayarlayabilirsiniz. Trufler ayumuşak ve ağızda eriyen bir kıvamda olması için temperlenmemiş çikolata ile kaplanıyor.

Kırmızı Biberli Trufler
Malzemeler
  • 1/2 su bardağı sıvı krema
  • 255 gr. çikolata
  • 226 gr. eritilmiş ve soğutulmuş tuzsuz katı yağ
  • 1/2 yada 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber (cayenne )
üst kaplaması için
  • 900 gr. çikolata
  • beyaz çikolata
Krema ocakta kaynatılır ve ılınması için bekletilir. Ayrı bir kapta çikolata minik parçalara ayrılır ve sıcak su dolu bir kabın üzerine konularak eritilir. Bu eritme işleminin ocak üstünde yapılmaması gerekiyormuş. Çünkü çikolata çok çabuk yanabilirmiş. Eriyen çikolatanın içine yağ ve biber eklenip karıştırılır.
Çikolata karışımı ılınk krema ile iyice karıştırılır ve üzeri kapatılarak kıvamı gelene kadar yaklaşık 45dk. dolapta soğumaya bırakılır. Daha hızlı soğutmak isterseniz buz dolu bir kabın içine kayup kıvamını bulana kadar karıştırabilirsiniz. Fakat bu durumda kabın değen tarafları çok çabuk soğuduğu için kabın içinden çıkarıp karıştırmanız sonra tekrar kaba geri koymanız gerekir.
Trufler istenilen büyüklükte hazırlanıp bir tepsiye dizilir ve yaklaşık 1 saat donrdurucuya atılır.
Üst kaplaması için sıcak su dolu kabın üzerinde ayrı bir kabın içerisinde çikolata eritilir ve donmuş olan trufler tek tek çikolataya bulanır. Tepsiye konulur ve en son üzerlerine eritilmiş beyaz çikolata ile süsleme yapılır ve dolaba kaldırılır.


Yazının devamı...
11 Şubat 2009

Elmalı Pay  

7 Yorum var


Zaman ne çabuk geçmiş yine. Sayfamda portakallı kremayı görmekten ben bile sıkıldım. Ama birtürlü zaman bulupda tarif yazamamıştım. Resimleri çekiyorum sonra vakitsizlikten oturup tariflerini yazamıyorum. Daha düzenli ve programlı olmalıyım aslında diyeceğim ama 2 ufaklıkla bunu yapmak neyazıkki çoookkk zor. Zamanımın çoğunu miniklerim ile geçiriyorum. Bazen yemek yapmaya bile vakit bırakmıyorlar inanırmısınız. Canım annem yemekleri akşamları yapmalısın diyor ama çocuklar uyudıktan sonra üzerime bir ağırlık çöküyor ve oturup kalıyorum çoğu zaman. Ehh böyle oluncada günler sanki hiçbirşey yapmadan geçip gidiyor. Neyse az laf çok iş misali biran önce yazımı tamamlayayım. Yoksa yine tarifi yazamadan vakit geçecek.

Bu güzel payın tarifi çok sevdiğim bir arkadaşıma ait. Zeynep'cim bu tatlıyı her yaptığında kendimi üçüncü dilimi yememek için zor tutardım. Hafif mayhoş tadı olan elmalı kurabiye ile pay arasında çok lezzetli bir tatlı. Tarifi ilk verdiğinde hamurun içinde şeker olmadığını görünce bir yanlışlık var zannetmiştim ama yapınca şekere kesinlikle ihtiyaç olmadığını sizde farkedeceksiniz. Eğer elmalı tadlardan hoşlanıyorsanız bence mutlaka denenmesi gereken tarifler listenize koymalısınız.

Eveeet, kızım kalk artık anne masadan demeye başladı bile... Biran önce tarife geçeyim yoksa yayınlayamadan listede beklemeye devam edecek.

Malzemeler

  • 4-5 adet elma
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 3 su bardağı Un
  • 1 pk. tereyağ
  • 1/3 bardak yoğurt
  • 1 pk. kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tarçın

Hazırlanışı

Elmaların 1 tanesini kabuklarıyla, diğerlerinin kabuklarını soyarak hepsini rendeleyin. 1 .ay bardağı toz şekerle birlikte yumuşayana kadar pişirin ve soğutun. Ben yeşil elma kullanıyorum daha lezzetli oluyor sanki.
Hamuru için diğer malzemeleri karıştırın. Çok yumuşak olmayan hafif sert bir hamur hazırlayın. Hamurun yarısını merdane ile açıp hafifçe yağlanmış uzun dikdörtgen borcama yayın. İçine elmalı malzemeleri koyun ve diğer hamuruda merdane ile açıp üzerine kapatın.

Önceden ısıtılmış 170C fırında pembeleşene kadar pişirin. Fırından çıkınca üzerine pudra şekeri serpin ve afiyetle yiyin.

Sevgiyle kalın.


Yazının devamı...
25 Ocak 2009

Ye41# : Portakal Kremalı Puding ve Makaronlar  

5 Yorum var

Portakal Agacı'ndan Hatice'nin ev sahipliğini yaptığı Portakal-ye etkinliğine katılmayı istiyordum ve güya cok önceden tarifi yapıp zamanında yayınlayacaktım. Ama zaman o kadar hızlı geçiyorki bu aralar benim için istediğim hiçbir işi zamanında yapamıyorum. Ne yapacağıma bile son dakikada karar verdim ve saate baktığımda Türkiye saati ile gece yarısı olmuştu bile. Bilgileri zamanında Hatice 'ye gönderemediğim için belki listesine eklememiş olabilir ama yinede tarifimi bu etkinlik adıyla yayınlamak istedim.

Etkinliğe değişik bir kek tarifi ile katılmayı planlıyordum. Sabah kahvaltısından sonra hemen keki hazırladım ve beklemeye başladım. Fakat kekde hiçbir kabarma belirtisi yoktu. 1 saat sonra kek aynen kalıba koydum şekli ile hiç kabarmadan fırından çıktı. İlk defa başıma böyle birşey gelmişti ve etkinliğe katılmak için yeni birşeyler yapmam gerekecekti. Etkinliklere hep son anda katılıyorum, bunu alışkanlık haline getirdim ve son anda mutlaka birşey oluyor. İşte yine oldu ve ben hala akıllanamadım. Neyse vaktim pek olmadığı için hafif ama bir o kadar da lezzetli bir puding ile katılayım bari dedim.

Puding 2 farklı tatdan oluşuyor. Yoğun portakallı krema ve portakallı muhallebi . Sonucunda iki farklı tadın birleşimi ile çok hoş lezzeti olan bir puding elde ediyorsunuz. İsterseniz portakallı kremayı tart dolgusu olarak da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Peki bu makaronların tarifle ne ilgisi var. 2 gün önce, bir tarifden arta kalan yumurta beyazlarından fındıklı makaronlar yapmıştım ama içlerine henüz krema koyamamıştım. Pudingi yetiştiremeseydim portakal esanslı bir krema hazırlayıp bu tarif ile katılacaktım.Ama hem pudingi yetiştirdim hemde 2 kaşık portakal kreması ile çırpılmış 1 bardak kremayı birleştirip iç krema hazırlayıp makaronların aralarına sürdüm. İnanılmaz hafif ve lezzetli oldular. Makaronların tarifinide bir ara fırsat bulduğumda inşallah yazacağım.


Portakal kremalı Puding

Portakallı Muhallebi

  • 1 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 1/4 su bardağı şeker
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı sıvı krema
  • 2 yemek kaşığı portakal suyu
  • 1tatlı kaşığı tereyağ
Ufak bir sos tenceresinde nişasta, şeker, süt ve kremayı pişirin. Kaynamaya başlayıp hafif ağrlaştığında ocaktan indirip içine portakal suyunu ve tereyağı katıp karıştırın. Bir kaba aktarın ve buz dolu ayrı bir kabın içerisine koyup soğutup üzerini folyo ile kapatıp dolaba kaldırın.

Portakallı Krema (orange curd)

1/2 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi
1/4 su bardağı portakal suyu
1/4 su bardağı şeker
3 yumurta sarısı
2 yemek kaşığ tereyağ

Tüm malzemeleri bir sos tenceresinde pişirin. Süzgeçten geçirin ve üzerini folyo ile sarıp dolaba kaldırın.

Pudingin hazırlanması

Bir kabın içerisinde bir miktar muhallebi koyun , üzerine portakallı kremayı gezdirin. Tekrar muhallebi koyun ve tekrar krema gezdirin (resimdeki gibi) .
Veya kabın içerisine muhallebiyi koyun ve ortasına bir miktar portakal kreması koyup servis yapın.


Yazının devamı...
15 Ocak 2009

Marmelatlı Çörekler - Ponçik  

8 Yorum var

Eski çalıştığım işyerinde bulgaristan göçmeni çok tatlı bir çaycı teyzemiz vardı. Bana çay getirmeye geldiğinde beraber oturup bol bol laflardık. Çok da hamaratlıydı. Ayrılmadan önce bana sevdiği 1-2 tarifini yazdırmıştı. İşte o tariflerden biride bu güzel ponçikler. Nezile ablacım bu çöreklere kiflicki diyordu. Ayrıca krosan şeklinde yapıldığını söylemişti. Ama ben pastahanelerde yediğim içinde reçel olan ponçiklere benzediği için ponçik diyorum. Aslında çok uzun zaman önce yapmıştım fakat yayınlamaya bir türlü fırsat bulamamıştım. Yeşil Kivi Seçil'in mayalı etkinliğini görünce tam zamanıdır dedim ve işte güzel ponçikler.

3-5 komşu ailenin katıldığı bir piknik düzenlenmişti ve bende bu tarifi yapıp gütürmüştüm. İyikide öyle yapmışım çünkü bu ölçüler ile 2 kişinin yiyebileceğinden çok çok fazla ponçiğimiz olmuştu. Park evimizin 2 sokak aşağısında olduğu için bu güzel ponçikleride fırından çıkar çıkmaz götürmüştüm. Yumuşacık içlerinden marmelat çıkan bu minik puflar günün lezzeti oldu diyebilirim. Genelde mayalı hamurlar ilk gün yendiğinde lezzetli oluyor. Çok çabuk bayatladıkları için bende az miktarda yapmayı tercih ediyorum. Eğer denemek isterseniz ve kalabalık bir aile değilseniz yarım ölçü yapmanızı tavsiye ederim.

Hamur Malzemeleri
3 yumurta
750 ml süt
1 pk kibrik kutusu büyüklüğünde yaş maya veya 2 tatlı kaşığı kuru maya
1.5 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 adet limon kabuğu rendesi ve suyu
1 pk. vanilya
Aldığı kadar un
İçine : Çilek veya farklı bir marmelat

Yapılışı

Kullandığınız maya, yaş maya ise ılık su içinde biraz şeker ile mayanın kabarmasını sağlayın, kuru maya ise tüm malzemelerin içine direk katarak kullanabilirsiniz. Tüm malzemeleri karıştırıp yumuşak hafif ele yapışan bir hamur hazırlayın. Fazla un koymayın. Hamur 2 katına çıkana kadar yaklaşık 30 dk mayalandırın. Uzun üçgen şekilde kesip geniş kenarına marmelat koyup sigara böreği gibi sarın. Tekrar mayalanması için 30 dk. daha bekleyin ve önceden ısıtılmış 180C (350F) fırında pişirin. Fırından çıktıklarında üzerlerine pudra şekeri serpin.

Afiyet olsun










Yazının devamı...
06 Ocak 2009

Makaron  

2 Yorum var

Uzun zamandır makaron yapmayı istiyordum ama bir türlü deneme cesaretini gösteremiyordum. Sonunda elimde bol miktarda yumurta akı olunca denemek farz oldu. Takip ettiğim bir çok blogda makaron denemeleri var. Nasıl yapılır, neye dikkat etmek gerekir detaylarıyla anlatılmış. Bazı detaylar beni bu güzel lezzetleri yapmaktan yıldırıp uzaklaştırdı. Sonunda bir cesaret dedim ve işte benim makaronlar. Eteklerimiz fena değil dimi...

Makaron yaparken bloglarda söylenen çok ince detayları ben uygulamadım. Sonuç ise bence çok da farklı olmadı. Detaylar ile boğuşmadan sadece 1-2 püf noktasına dikkat etmekde fayda var. Bir makaron uzmanı değilim , sadece deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

  • Kullanılan yumurta beyazını mutlaka 24 saat dışarda bırakıyorum. 48 saat bekletecekseniz mutlaka dolaba kaldırın.
  • Ben badem unu ve pudraşekerini sadece birbiri ile karışsın diye 1 kere elekten geçiriyorum. Ama elekte kalanları da karışıma ilave ediyorum. Sadece çok iri parça bademler kalıyorsa tekrar rondoda çekip , ilave ediyorum.
  • Yumurta beyazı dahil diğer tüm malzemeleri mutlaka gr. olarak tartarak kullanıyorum.
  • Yumurta akı ile şekeri çırparken kıvamın akıcı ama sert olmasına dikkat ediyorum.Magma kıvamı diye tabir ediliyor.
  • Fırın ısısını kendi fırınınıza göre mutlaka deneyerek ayarlayın. Benim fırınımda 150C (300F) eteklenme başladı. Fırın ayarını az tutarsanız süeyi 10 dk. Fırın ayarını yükseltirseniz pişme süresini indirmeniz gerekir.
  • Piştikten sonra hafif soğumasını bekleyip hemen kağıttan makaronları yavaşça sıyırmalısınız. Ben yağsız kağıt yerine silikon (silpat) kullanıyorum ve çok daha kolay oluyor.
  • Makaronları aralarına krema koymadan 1-2 gün dolapta 2-3 hafta buzlukda saklayabilirsiniz.

Nice senelere



Yazının devamı...

linkwithin

Related Posts with Thumbnails