29 Ocak 2008

Akşehir Tatlısı  

3 Yorum var

Yeni bir etkinlik ve yeni tatlar. Bu seferki etkinliğin ev sahibi Binbirçeşni 'den Saliha... Geleneksel tatlıların hazırlanacağı etkinlikte zengin Türk mutfağımızdan bakalım yine ne güzellikler çıkacak.

Ben yine çok sevdiğim lor peyniri ile bir tatlı yapmayı tercih ettim. Şekerpareye benziyor ama lorun tadı tatlıya inanılmaz farklı bir lezzet veriyor. İsterseniz tuzsuz peynirlede yapabilirsiniz . Ben süt kesiğinden yaptığım peyniri kullandım.

Sanırım tatlı adı gibi Akşehir ilçesine ait. Ama emin değilim eğer yanılıyorsam ve nereye ait olduğunu biliyorsanız mesaj atabilirsiniz. Hemen düzeltirim.

Gelelim tarifimize....



Malzemeler :
8 kişilik

  • 1/2 kg tuzsuz peynir veya lor
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 3 yumurta
  • 3 çorba kaşığı un
  • 1 çay bardağı tuzsuz tereyağ
  • Alabildiğince irmik
  • Hindistan cevizi

Şerbet için :

  • 4,5 su bardağı toz şeker
  • 4 su bardağı su
  • 1/4 limon suyu

  1. Peyniri temiz bir tülbente koyup suyunu iyice süzün.
  2. Bir kaba peyniri, yumurtaları, unu, erimiş tereyayağını koyun. Kabartma tozunu ve irmiği azar azar ilave ederek yoğurun. Yumuşak bir hamur elde edene kadar irmik katın ama fazla değil. Hamur yumuşacık ve ele yapışmayan bir kıvamda olsun.
  3. Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopartıp elinizle yuvarlayıp fırın tepsisine dizin.
  4. Önceden ısıtılmış fırında altı ve üstü pembeleşinceye kadar pişirin.
  5. Bu aşamada şerbeti hazırlayın. Bir kaba şeker ve suyu koyup şerbat kıvamına gelene kadar kaynatın ve indirirken limon suyunu ekleyin.
  6. Kaynamakta olan şerbeti tatlıları fırından çıkar çıkmaz üzerine dökün. Tepsinin ağzını kapatarak şerbetini iyice emmesini sağlayın.
  7. Servis yaparken üzerine bolca hindistan cevizi serpebilirsiniz.
Not: Şerbeti bana biraz fazla gelmişti. Daha sonra kullanmak için ayırıp dolaba kaldırdım.

Afiyet olsun


Yazının devamı...
26 Ocak 2008

Limon Kremalı Kivili Tart  

4 Yorum var

Bu aralar inanılmaz derecede kendimi bıraktım. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor. Minik kızımla bütün gün tembel tembel oturup oyun oynuyoruz. Belki havaların soğuk olması yüzünden evden çıkmıyor olduğumuz için, belki de buralarda biraz kendimi yalnız hissetmem bilemiyorum. Bloguma eski heyecanı bile duymaz oldum..Gelen yeni ziyaretci sayısı hergün artıyor olmasına rağmen beni devamlı ziyaret eden arkadaslarımı ve yorumlarını özledim. Eşim yazılacak bir yığın tarifin var neden yazmıyorsun dedi geçen akşam. "Bilmem" dedim, "istediğim gibi değiller". Bu ruh halim hiçde iç açıcı değil.

Bugün hava çok soğuk olmasına rağmen giydirdim miniğimi evin arkasındaki kütüphane'ye gittim. İyikide gitmişim. Aylardır oturduğum kabahatmiş. Ufak ama çok güzel bir kütüphane. Belirli günlerde etkinlikler bile yapıyorlarmış. Hatta ay sonunda pijama gecesi düzenliyorlarmış. Miniklerinize pijamalarını giydirin, öykülerinizle gelin. Sıcak süt ve kurabiyeler bizden.. Çok şirin dimi. Gitmişken giriş kartıda aldım. Yemek kitapları bölümü de beklediğimden genişti. Hatta 2 tane beğendiğim şefin kitabını bile aldım.

Genelde böyle ruh halimi anlatan yazılar yazmamaya çalışıyorum ama bugün paylaşmak istedim. Neyse dahada içimiz kararmadan bu yazıyı bir tatlı tarifi ile noktalandırayım bari.

Sevgiyle kalın. İyi hafta sonları dilerim.

Alev



Malzemeler


Tart Hamuru (Pate Sucre)

  • 113 gr. tuzsuz, soğuk, minik küpler halinde kesilmiş tereyağ
  • 50 gr. şeker
  • 200 gr. Un
  • 1 büyük yumurta
  • bir fiske tuz
  1. Rondo'ya yağı ve şekeri koyup şeker yağ ile özdeşene kadar karıştırın. Ardından tuzu ve unu ekleyip yine karıştırın.
  2. Makina çalışırken yumurtayı ekleyin ve biraz daha karıştırın. Karışım kırıntılı bir şekil alacaktır. Şeffaf folya arasında tart hamurunu elinizle yogurun. Ve sarıp yaklaşık 30dk. dolaba kaldırın. Bu hamuru dolapta 1 hafta buzlukta 1 yıl saklayabilirsiniz.
  3. Dolaptan çıkarttığınız hamuru yine şeffaf folya arasında tart kalıbınızın genişliğinde oklava ile açın ve kalıba yerleştirin.
  4. Kalıbın üzerine yağsız kağıt koyup fasulye taneleri yerleştirin. Önceden ısıtılmış 218ºC (425ºF) fırında 5 dk. pişirin. Fırının ısısını 190ºC (375ºF) düşürün ve tekrar 15-20 dk. pişirin. Eğer yağlı kağıdın altında kalan parça hala yapışkan ve pişmemiş gürünüyorsa tekrar 10dk. daha pişirin. Benim tartım hiç sorunsuz 20dk. içinde pişmişti.
Yoğun Limon Kreması
  • 2 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi
  • 4 yumurta sarısı
  • 150 gr. şeker
  • 2 adet limonun suyu (süzülmüş)
  • 57 gr. tuzsuz tereyağ
  • bir tutam tuz
  1. Ufak bir sos tenceesinde yumurta sarılarını ve şekeri mixer ile çırpın. Limon suyunu, yağı ve tuzu ekleyin. Düşük ısıda, tahta kaşıkla karıştırarak , akıcı ama yoğun bir kıvama gelene kadar pişirin.
  2. Mat renkli ve baloncuklar çıkana kadar pişirip ocaktan alın ve süzgeçten geçirin.
  3. Limon kabuklarını ekleyip yavaşça karıştırın ve soğumaya bırakın.

Tartın Hazırlanışı
  1. Soğuyan tartın üzerine limon kremasını dökün. Üzerine ince ince dilimlenmiş yaklaşık 5 adet kiviyi dizin ve kremanın tamamını kaplayın.
  2. Glazür için, 1 yemek kaşığı limon suyu + 1 yemek kaşığı su+1.5 yemek kaşığı şeker ve yarım tatlı kaşığı nişastayı ocakta şeker eriyene kadar kaynatın.
  3. Kivilerin üzerine hazırladığınız sıvıyı sürün ve servis yapmadan önce en az 1 saat dolaba kaldırın.

Rose Levy Beranbaum "The Pie and pastry bible" kitabından uyarlanmıştır.


Yazının devamı...
24 Ocak 2008

Badem'in Dayanılmaz Lezzeti  

3 Yorum var

Geçen hafta aylık alışverişimizi yapmak için (Metro gibi) markete gittik. Küçük bir kitap satış bölümü var ama genelde azda olsa güzel kitaplar getiriyorlar. Bende her gittiğim zaman mutlaka buraya uğrar kitapları tek tek incelerim. Tabii bazen ipin ucunu kaçırıyorum eşim artık yeter hadi gidelim demeye başlıyor :)

Bu hafta da Joanne Farrow ve Cathrine Atkinson 'a ait tariflerinde bulunduğu bir kaitap buldum. Aslında böyle karma tariflerin olduğu kitaplardan pek hoşlanmam. Ama içerisinde o kadar göze hoş gelen kurabiyeler vardı -ki dayanamadım aldım. Her gün 1 tane yapsam 1 senede bitiremem sanırım bu kitabı. Ama hepsinin güzel olup olmayacağına emin değilim. Şansımı ilk olarak bu kurabiyelerde denemeye karar verdim ve sonuç gerçekten başarılıydı. Mis gibi kokan ve ağızda dağılan kurabiyelerim oldu. Şekeri bence biraz daha az konulabilir. Yağ miktarı önce biraz gözümü korkuttu ama sonuçta lezzeti ve ağızda dağılmasını sağlayan da, yağın miktarı. Buyüzden sizinle de bu güzel narenciye damlasını paylaşmak istedim. Afiyetle yiyip beni hatırlarsınız inşallah :)



Narenciye Damlası
(20 adet)

Malzemeler

  • 170 gr. tereyağ
  • ¾ bardak şeker
  • 1 adet limon kabuğu rendesi
  • 1 adet portakal kabuğu rendesi
  • 2 yumurta sarısı
  • ½ bardak badem unu
  • 2 bardak un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  1. Fırını 165°C (325°F) ısıtın. Fırın tepsisine yağlı kağıt serin.
  2. Yağ ve şeker iyice çırpılıp içine limon ve portakal kabuğu rendeleri ilave edilir. Ardından yumurta sarıları ilave dilip iyice karıştırılır.
  3. Kabukları soyulmuş ve rondoda un haline getirilmiş olan badem, un ve kabartma tozu eklenir. Yumuşak bir hamur elde edilir.
  4. Hamur 20 adet ceviz büyüklüğünde parçalara ayrılır. Yuvarlak şekil verilir ve ortalarına parmakla bastırılarak çukur açılır. İçlerine çok az portakal reçeli konulur.
  5. Kurabiyeler süt ile ıslatılıp badem veya antep fıstığı ile süslenir.
  6. Önceden ısıtılmış fırında hafif altın rengini alana kadar yaklaşık 30 dk. pişirilir. Pişme süresi fırına göre değişebilir buyüzden yanmaması için kontrol edebilirsiniz.
Afiyet olsun


Yazının devamı...
22 Ocak 2008

Fırından yeni çıktı, sıcak sıcak köy ekleri  

3 Yorum var

Sonunda beklediğim gün geldi ve ekşi mayalı mis gibi kokan ekmeklerim fırından çıktı. Uzun zamandır ekşi maya yani herhangi bir kimyasal hazır maya kullanılmadan sadece un ve su ile elde edilen mayadan hazırlanan ekmekler yapmak istiyordum. Fakat bu mayayı elde etmek biraz sabır ve özen gerektiriyordu. Çok önce bir kere denemiştim ve maya 2 gün sonra ölmüştü. Bu sefer daha dikkatli oldum , nerdeyse bebek gibi özen gösterdim mayama ve işte sonuç. Hafif ekşi kokan yani köy fırınlarından alınanlar gibi, çok lezzetli ekmekler oldu.

Ekşi maya çok farklı şekillerde üretilebiliyor. Canlı olduğu için beslemek ve onu sağlıklı tutmak en önemli şey. Ben sadece iki çeşit un ve su kullanmayı tercih ettim. Elde ettiğim mayadan ise beyaz ekmek ve çavdar ekmekleri hazırladım. Internette "sourdough" veya "ekşi maya" diye ararsanız bu güzel mayadan elde edilen çeşit çeşit ekmekler bulabilirsiniz.


Sourdough (wild yeast de deniyor) yani ekşi maya , bir çok farklı malzemeden üretilebiliyor. Nohut, ananas, elma, üzüm gibi ürünler uygun ortamda fermante edilerek canlı bakterilerin üremesi sağlanıyor. Bu doğal maya daha sonra düzenli aralıklarla beslenerek yıllarca yaşayabiliyor. Bir çok fırının kendine özel oluşturduğu yıllardır yaşayan mayası olduğunu biliyormusunuz. Okuduğumda çok şaşırmıştım. Sourdoug ekmek aldığınızda her fırının ekmeğinin tadı bu yüzden farklı oluyor. Hatta çok gizli maya formülleri bile varmiş :)

Şimdi sıra farklı ürünlerden ekşi maya hazırlamaya geldi. Ama ilk önce mayamı kurutup, yıllarca kullanabilmek için buzluğa kaldıracağım...




Yazının devamı...
20 Ocak 2008

Franbuaz ile Kremanın Aşkı  

2 Yorum var

Üzerinde karamel haline gelmiş şekerin, kaşığı batırdığınızda çıkarttığı kırılma sesi, franbuazın baş döndüren kokusu ve ağzınızda eriyen çok lezzetli bir krema. Creme Brulee, yanık krema anlamına gelen hafif ve lezzetli ünlü bir Fransız tatlısı.

Krem karameli sevmeyen biri olarak bu tatlıya bayılıyorum. Eğer sizde benim gibi krem karamel sevmeyenlerdenseniz mutlaka bu tatlıyı denemenizi öneririm.

Genelde bu tatlı sade olarak hazırlanır ve meyva sadece süslemek için kullanılır.Ama bence kremanın içerisine de franbuaz çok yakışıyor. Yapımının biraz zahmetli ve zaman aldığını düşünürdüm ama aksine gayet kolay ve sonuç muhteşem oluyor. Belki üzerindeki şekeri yakmak için kullanılan torch aleti herkesin mutfağında bulunmayabilir ama bu işlemi ocak üzerinde de farklı şekilde yapabilirsiniz.

Yalnız sakın benim gibi hepsini birden karamelize etmeyin. Fotografı çekmek için güneş ışığından yararlanayım diye ertesi gününe bırakmıştım. Ama resimde de gördüğünüz gibi biraz sulanmıştı . Dolaba kaldırdığınızda üzerindeki şeker sulanıyor, kıtırlığı kalıyor ama şekerin mis gibi yanık kokusu etkisini kaybediyor. Ehh böylece servis yapmadan önce şekeri karamelize etmem gerektiğini öğrenmiş oldum :)

Tarifine gelince


Pişirme süresi : 30 dk.
Buzlukta bekletme : 1 ile 8 saat arası
Servis : 6 kişilik

  • 2 bardak az yağlı krema (light cream)
  • 5 adet yumurta sarısı
  • 1/3 bardak şeker
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1/4 bardak şeker (üzerine)
  • 18 adet franbuaz

  1. Kremayı bir kapta kaynayana kadar pişirin ve ocaktan indirin.
  2. Başka bir kapta yumurtaları, 1/3 bardak şekeri ve tuzu çırpma teli ile karıştırın.
  3. Sıcak kremaya yumurtalı karışımı yavaş yavaş ve çırparak karıştırıp yedirin.
  4. 6 Adet ufak sufle kaplarına 3 er adet franbuazı paylaştırın ve kremayı kaplara aktarın.
  5. Derin bir tepsinin içine tüm sufle kaplarını yerleştirin ve tepsinin içine kaynamış su koyun.
  6. 160 C (325F) dereceli fırında yaklaşık 35-40 dk. pişirin.
  7. Kalıpları su dolu tepsiden çıkarıp dışarda sogumalarını sağlayın. Üzerlerini kapatıp 1 saat ile 8 saat arasında dolapta soğutun.
  8. Servis yapmadan 20 dk. önce çıkarın ve şekeri karamelize edin.
Karamelize yöntemleri

1. Yöntem : Eğer torch aletiniz varsa kapların üzerine 1-1ç5 yemek kaşığı şekeri dökün ve her tarafına dağılmasını sağlayın. Torch aleti ile şekeri yavaş yavaş yakın.

2.Yöntem: Altı kalın çelik veya demir bir tencerenin içine 1/4 bardak şekeri aktarın ve orta ateşte eritin. Şeker erimeye başlayınca ocağı kısık ateşe çevirin ve yaklaşık 5dk. pişirin. Sakın kaşık ile karıştırmayın. Kapların üzerine hemen aktarın ve servis yapın.

Afiyet olsun


Yazının devamı...

linkwithin

Related Posts with Thumbnails