29 Nisan 2009

Mini Popkek  

12 Yorum var

"Anne bu kek değil.

Anne bu çikolataaaa.

Yok ama bu kek mi ? "

Canım kızım yediği bu minik şeylerin tam olarak ne olduğuna bir türlü karar veremedi. Kek mi ? Yoksa çikolata mı ? Büyük bir keyifle hala ne olduğunu anlayamadığı minik şeyi yedikten sonra geri kalan M&M çikolataların peşine düştü.

Nilay'ın etkinlik için seçtiği konuyu gördüğümde ne yapacağıma çoktan karar vermiştim bile. Bu popkekleri severek takip ettiğim inanılmaz yaratıcı olan Angie' nin sitesinde görmüştüm ama bir türlü yapmak fırsatım olmamıştı.

Evde daha 23 Nisan için yapıp ama resmini çekemediğim pastadan kalan yaklaşık bir bardak yağlı krema (buttercream) ve 5-6 dilimde çikolatalı kek vardı. Buyüzden hem kek hemde krema hazırlamama gerek olmadığı için harika bir zamanlama oldu. Süslemeleri içinde daha önceden almış olduğum Wilton' un şeker yapımında kullanılan renkli çikolatalarını kullandım.

Hem görüntüsü ve lezzeti , hemde evde kalan malzemeleri değerlendirmek açısından güzel bir alternatif oldu benim için.

Benim prensesim bu minik şeyleri çok beğendi umarım sizin içinde güzel bir fikir olmuştur.



Yazının devamı...
23 Nisan 2009

Valentino Çikolatalı Kek  

4 Yorum var


Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Çocuk Bayrımını kutluyorum

Çikolatayı çok sevdiğimi artık cümle alem biliyor ve evde şimdi benim gibi çikolata delisi bir minik daha yetişiyor. Her yemekden sonra mutlaka cam kavanozdaki çikolatalardan yemeden sofradan kalkmıyor. Bazen yeter diyorum bugün yok ama "annecim lütfen sarı renkli çikolatayı verirmisin" diyince inanın dayanması imkansız oluyor. Birde yedikten sonraki o mutlu ve hertarafı çikolataya bulanmış hali...görülmeye değer....


Bu aralar yine çikolatalı tatlı denemeleri yaptım ve sanırım bir müddet çikolatalı birşey yemesem olur diye düşünüyorum.Bu keki ise Şubat ayında ingilizce bloğumda yayınlamıştım ve tadı hala damağımda desem inanırmısınız. İsmi neden Valentino diye sakın sormayın çünkü bilmiyorum. Tarifi yaratana sormak lazım olsa gerek.

Bir çok unsuz çikolatalı kek tarifi var ama bu gerçekten hem görüntüsü hemde lezzeti ile benim favori keklerim arasında yerini aldı bile. Yapımı son derece basit olan bu keki isterseniz minik kaplarınızda isterseniz tek bir kek kalıbında yapıp sunabilirsiniz. Birinin ortasını minik kalıpla açıp içine franbuaz koydum. Dondurma ile birlikte fotoğraflamak istemiştim ama ben fotoğrafı çekene kadar eridi. Diğerinde ise dondurmayı kalıp olarak üzerinde buzlukta dondurdum ve üzerini çikolata ile kapladım. Yaratıcılık tamamen size kalmış.
Şimdi gelelim tarife
Valentino Çikolatalı Kek

  • 454 gr. çikolata
  • 146 gr tuzsuz katı yağ -tereyağ
  • 5 yumurta (sarıları ve beyazları ayrılmış)

Çikolata ve yağı ısıya dayanıklı bir kaba koyup sıcak su dolu kabın üzerinde (benmari usulü) karıştırarak eritin. Çikolatayı soğuması için bekletirken yumurtaların sarılarını ve beyazlarını ayırıp ayrı kaplara koyun. Yumurta beyazlarını hafif sert kıvama gelene kadar çırpın teli havaya kaldırdığınızda kuş gagası dediğimiz bir şekil almalı. Ama fazla çırpıp kurutmayın yoksa kekde kuru olur. Diğer kapta yumurta sarılarınıda rengi açık sarı olana kadar çırpın ve ılınan çikolataya ekleyin. Ardından yumurta beyazlarınıda ekleyip spatula ile yavaş yavaş yumurta beyazlarının kıvamını söndürmeden karıştırın. Yağlanmış kalıba aktarın ve önceden ısıtılmış 190C (275F) fırında yaklaşık 20-25 dk. pişirin. Test için kürdanı batırıp kontrol edebilirsiniz. 10 dk. soğuması için bekleyin ve kalıpdan çıkartıp servis yapabilirsiniz.



Not: Küçük kalıplarda pişirecekseniz pişirme süresi daha kısa olucaktır.


Yazının devamı...
14 Nisan 2009

Uzakkose 2009 blog Ödüllerinde  

1 Yorum var


Ilk defa bu sene sevgili İpek Aral Kişioğlu'nun siteme bıraktığı yorumu sayesinde haberdar olduğum Blog ödülleri 2009 yarışmasına katıldım. Yemek Kategorileri bölümünde bir çok güzel blog arkadaşımla beraber yarışacağız. Şimdiden heyecan sardı bile. Oylama için bu adrese tıklayıp kayıt olabilirsiniz. Eğer sitemi beğeniyorsanız beni oylarınızla yalnız bırakmayın olurmu ...

Bu güzel bisküviler genelde cheseecake (peykek) yaparken kullanılan burdaki ismiyle graham krakerler. Türkiye'de ise tam karşılığı olmasa bile Burçak bisküvi yada yulaflı bisküvilere benziyor diyebiliriz. Uzun zamandır bunları kendim yapmak istiyordum ama birtürlü fırsatını bulamamıştım. Taki canım cheseecake isteyinde hadi dedim fırsat bu fırsat tabanı için hazır graham kraker almadan kendim yapayım. İyiki yapmışım inanın hazırlarından daha lezzetli gevrek bisküvilerim oldu. Hemde kullandığım malzemeler sayesinde gönül rahatlığıyla kızıma yedirebileceğim gayet sağlıklı kıtır kıtır bisküviler. Benim miniklerim şimdi öğle uykularından uyandılar ve tarifi yazmak artık akşama kaldı.

Akşama dedim ama yine 2 gün geçti bendeniz ancak bilgisayar başına geçip tarifi yazmaya fırsat bulabiliyorum. Hadi vakit kaybetmek yok tarif bizi bekler...

Graham Krakerler

1/2 bardak Un
1 1/4 bardak tam buğday unu (kepekli un)
1/2 bardak çavdar unu (veya tam buğday unuda koyabilirsiniz)
1/2 bardak şeker
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı karbonat
1 çay kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı tarçın
113 gr (1 stick) soğuk tereyağ
2 yemek kaşığı bal
2 yemek kaşığı pekmez
1/4 bardak soğuk su
1 tatlı kaşığı vanilya

Not: Bardak olarak hazır ölçü kaplarını kullanıyorum.

Rondo'nun içine (büyük boy olanı) kuru malzemelerin hepsini koyup karıştırın. Ardından soğuk tereyağı ekleyin ve kum gibi bir kıvama gelene kadar karıştırın. Ardından bal, pekmez ve suyu ekleyip yapışkan bir hamur hazırlayın.

2 adet yağlı kağıt arasında 2cm kalınlığında açın ve dolaba kaldırıp enaz 1 saat bekletin. Pişirmeye yakın fırını 180C ısıtın. Dolaptan çıkarttığınız hamuru yaklaşık 1 cm kalınlığına gelene kadar açıp inceltin. İstediğiniz kalıplarda kesip yağlı kağıt ile birlikte veya yaşlanmış tepsiye dizin. Üzerlerine çatal ile delikler açıp ısıtılmış fırında yaklaşık 15 dk. pişirin. Fırın ısısı değişebileceği için yanmamasına dikkat edin.

Afiyet olsun...


Yazının devamı...
30 Mart 2009

Çikolata ve biberin gizemi  

3 Yorum var

Sonunda evet sonunda bir culinary okulunda açılan kurslardan birine katılmaya vakit bulabildim. The Cambridge School of Culinary Arts okulunun Mart ayındaki çikolata kursu . Ehh benim gibi bir çikolata delisinin katılacağı ilk kursda doğal olarak çikolata yapımı kursu olurdu ancak. Çeşit çeşit trufle, sufle ve mousse yapımının anlatıldığı kursun sonunda yapılanların tek tek tadına baktık doğal olarak. Uzun zamandır bu kadar çok çikolatalı tatlı yememiştim ve nerdeyse miğde fesadına uğrayacaktım. Kursdan çok fazla şey öğrendim demeyi isterdim ama sadece 2-3 güzel trufle tarifine sahip olmanın dışında çok eğlenceli geçti diyebilim. Birde fotoğraf çekmeyi akıl edebilseydim daha güzel olucaktı ama çikolataların içine girince fotoğraf aklıma bile gelmedi desem :)

Tariflerin içinde en farklı lezzete sahip kırmızı toz biberle yapılan bu truflerdi. Çikolata ile acı biber sıkça kullanılan bir ikili. Hatta Ayın Şefi etkinliğinde de kullanılmıştı.

Trufu yediğinizde acı tadı ilk önce farketmiyorsunuz fakat sonuna doğru damağınızda yavaş yavaş hissetmeye başlıyorsunuz. Acılık oranını kullandığınız çikolata türüne göre ayarlayabilirsiniz. Trufler ayumuşak ve ağızda eriyen bir kıvamda olması için temperlenmemiş çikolata ile kaplanıyor.

Kırmızı Biberli Trufler
Malzemeler
  • 1/2 su bardağı sıvı krema
  • 255 gr. çikolata
  • 226 gr. eritilmiş ve soğutulmuş tuzsuz katı yağ
  • 1/2 yada 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber (cayenne )
üst kaplaması için
  • 900 gr. çikolata
  • beyaz çikolata
Krema ocakta kaynatılır ve ılınması için bekletilir. Ayrı bir kapta çikolata minik parçalara ayrılır ve sıcak su dolu bir kabın üzerine konularak eritilir. Bu eritme işleminin ocak üstünde yapılmaması gerekiyormuş. Çünkü çikolata çok çabuk yanabilirmiş. Eriyen çikolatanın içine yağ ve biber eklenip karıştırılır.
Çikolata karışımı ılınk krema ile iyice karıştırılır ve üzeri kapatılarak kıvamı gelene kadar yaklaşık 45dk. dolapta soğumaya bırakılır. Daha hızlı soğutmak isterseniz buz dolu bir kabın içine kayup kıvamını bulana kadar karıştırabilirsiniz. Fakat bu durumda kabın değen tarafları çok çabuk soğuduğu için kabın içinden çıkarıp karıştırmanız sonra tekrar kaba geri koymanız gerekir.
Trufler istenilen büyüklükte hazırlanıp bir tepsiye dizilir ve yaklaşık 1 saat donrdurucuya atılır.
Üst kaplaması için sıcak su dolu kabın üzerinde ayrı bir kabın içerisinde çikolata eritilir ve donmuş olan trufler tek tek çikolataya bulanır. Tepsiye konulur ve en son üzerlerine eritilmiş beyaz çikolata ile süsleme yapılır ve dolaba kaldırılır.


Yazının devamı...
11 Şubat 2009

Elmalı Pay  

7 Yorum var


Zaman ne çabuk geçmiş yine. Sayfamda portakallı kremayı görmekten ben bile sıkıldım. Ama birtürlü zaman bulupda tarif yazamamıştım. Resimleri çekiyorum sonra vakitsizlikten oturup tariflerini yazamıyorum. Daha düzenli ve programlı olmalıyım aslında diyeceğim ama 2 ufaklıkla bunu yapmak neyazıkki çoookkk zor. Zamanımın çoğunu miniklerim ile geçiriyorum. Bazen yemek yapmaya bile vakit bırakmıyorlar inanırmısınız. Canım annem yemekleri akşamları yapmalısın diyor ama çocuklar uyudıktan sonra üzerime bir ağırlık çöküyor ve oturup kalıyorum çoğu zaman. Ehh böyle oluncada günler sanki hiçbirşey yapmadan geçip gidiyor. Neyse az laf çok iş misali biran önce yazımı tamamlayayım. Yoksa yine tarifi yazamadan vakit geçecek.

Bu güzel payın tarifi çok sevdiğim bir arkadaşıma ait. Zeynep'cim bu tatlıyı her yaptığında kendimi üçüncü dilimi yememek için zor tutardım. Hafif mayhoş tadı olan elmalı kurabiye ile pay arasında çok lezzetli bir tatlı. Tarifi ilk verdiğinde hamurun içinde şeker olmadığını görünce bir yanlışlık var zannetmiştim ama yapınca şekere kesinlikle ihtiyaç olmadığını sizde farkedeceksiniz. Eğer elmalı tadlardan hoşlanıyorsanız bence mutlaka denenmesi gereken tarifler listenize koymalısınız.

Eveeet, kızım kalk artık anne masadan demeye başladı bile... Biran önce tarife geçeyim yoksa yayınlayamadan listede beklemeye devam edecek.

Malzemeler

  • 4-5 adet elma
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 3 su bardağı Un
  • 1 pk. tereyağ
  • 1/3 bardak yoğurt
  • 1 pk. kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tarçın

Hazırlanışı

Elmaların 1 tanesini kabuklarıyla, diğerlerinin kabuklarını soyarak hepsini rendeleyin. 1 .ay bardağı toz şekerle birlikte yumuşayana kadar pişirin ve soğutun. Ben yeşil elma kullanıyorum daha lezzetli oluyor sanki.
Hamuru için diğer malzemeleri karıştırın. Çok yumuşak olmayan hafif sert bir hamur hazırlayın. Hamurun yarısını merdane ile açıp hafifçe yağlanmış uzun dikdörtgen borcama yayın. İçine elmalı malzemeleri koyun ve diğer hamuruda merdane ile açıp üzerine kapatın.

Önceden ısıtılmış 170C fırında pembeleşene kadar pişirin. Fırından çıkınca üzerine pudra şekeri serpin ve afiyetle yiyin.

Sevgiyle kalın.


Yazının devamı...

linkwithin

Related Posts with Thumbnails