31 Ağustos 2009

Papatya Cupcake  

5 Yorum var

"Babası bak bunlar benim merdiven kemiklerim."

Hadi tahmin edin bakalım bu hangi kemiklerimiz... Tabiki Kaburga kemiklerimiz.

Herhalde kırk yıl düşünsem bu tarif aklımın ucuna bile gelmezdi. Ama benim miniğim için bu yaratıcı tanımlar ilk değil. Hergün onunla birlikte bazı şeyleri yeniden keşfediyorum. İnanılmaz bir duygu ve ne olur çabucak büyüme miniğim diyorum ama nafile. Zaman durmuyorki yerinde...

Bu kap kekler 16 yaş doğum günü için hazırladığım doğum günü keklerinden birtanesi. Büyük bir doğum günü pastası yerine katılacak kişi sayısı kadar benden 3 çeşit minik kekler hazırlamamı istediler. Bende nezamandır bu keklerden yapmayı düşünüyordum ve harika bir fırsat oldu. Üzeri vanilya kremalı (buttercream), içi limon curd dolgulu minik limonlu kekler. Keklerin parti sonuna bile kalmadan hemen bittiğini söylediklerinde çok mutlu oldum.

Not: Bu minik kekleri sevgili Burcu'nun YE#50 Once goze sonra damaga etkinligine gonderiyorum.


Yazının devamı...
21 Ağustos 2009

Brioche  

3 Yorum var

HAYIRLI RAMAZANLAR

Geçen yazımda Brioche(briyoş) tarifini verememiştim. Uzun bir tarif olduğu için ancak şimdi yazmaya vakit bulabiliyorum. Bu son derece lezzetli olan ekmeği ben daha çok haftasonları kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olarak nitelendiriyorum. Çünkü normal ekmeklerden daha farklı bir lezzeti ve dokusu var.

Her şefin nerdeyse bir brioche tarifi mutlaka oluyor. Benim yemek kitaplarımda da nerdeyse hepsinde bir tane tarif var. Ben bu sefer Richard Bertinet'in Crust adlı kitabındaki tarifi denedim ve gayet başarılıydı. Zamanla diğerlerinide deneyip farkları inşallah burada paylaşmayı istiyorum.

Tarif uzun ve benim minik öğle uykusundan uyandı vakit kısa hemen yazmaya başlıyorum.


Brioche
tarif Richard Bertinet 'in Crust kitabından alınmıştır.

Malzemeler
  • 500gr Ekmek unu (3+3/4 cup)
  • 50 gr. şeker (1/4 cup)
  • 15gr. yaş maya
  • 10gr. tuz
  • 6 yumurta
  • 250 gr. soğuk tuzsuz tereyağ
Not: Ben hamur yoğurabilen mutfak robotumu kullandım. Robotunuz yoksa aynı şekilde elinizle de yoğurabilirsiniz.

Un,şeker,maya ve tuzu yoğurma kabına alın. Karıştırıp ardından yumurtaları ekleyi
n ve iyice birbirleri ile özdeşene kadar yoğurun. çok yapışkan bir hamur sakin fazla un ilave etmeyin. Yoğurdukça daha kıvamlı bir hale gelecektir.

Ardından yağı ekleyip yoğurmaya devam edin. Hamur ipek gibi elastik bir hale gelene kadar yoğurun. Tezgahınızı hafifçe unlayıp hamuru koyun ve hafifçe etrafını unlayıp üzerini kapatıp yaklaşık 2 saat dinlendirin.

Hafif unlanmış tezgahta hamuru tekrar yoğurun ve top şekline getirip üzerini örtüp serin bir yerde yaklaşık 12-14 saat dinlendirin.

Hamuru tekrar oda ısısına gelince yoğurun ve minik 7 adet top şekline getirin. İsterseniz varsa brioche kaplarına yada muffin kabına tek tek şekil vererek koyun. Yada uzun bir kek yada ekmak kabına yine minik parçaları birleştirip yerleştirin. Üzerini kapayıp 2.5 saat daha kabarmasını bekleyin.

Hamur mayalanmaya başlarken fırını 190C/400F ısıtın. Yumurta sarısını sürüp üzerleri altın sarısı olana kadar pişirin.


Yazının devamı...
18 Ağustos 2009

Uçsuz Bucaksız Okyanus  

1 Yorum var

Sıcaklar inanılmaz. Klima ile aramız hiçbirzaman iyi olmadı ve kullanmayı sevmediğim halde bugün dayanamayıp azda olsa ev biraz serinlesin diye açtım. Ama bu sıcaklara klimada pek fayda etmedi. Yağmur yağarken artık yaz gelsin diye hayıflanıyorduk şimdi de ahh bir yağmur yağsada serinlesek diyoruz. İnsanoğlu işte hiçbirşeyden memnun kalamıyor...

Ama olsun bu yazın en güzel kısmı deniz olayı. Benim miniklerim bu işten fazlasıyla memnun. Geçen haftasonu denizi deneyelim belki ısınmıstır dedik. İyiki de denemişiz. Deniz suyu inanılmaz güzeldi. Kızlarımı denizden çıkaramadım. Hele en miniğim, denize doğru dolu dizgin emekleyerek bir gidiyor tutabilene aşkolsun. Dalgalar bile vız geliyor valla. Göl güzel oluyor ama yinede yaklaşık 2 saatlik yol olsa bile deniz herşeye bedel bence. Upuzun kumsal, tuzlu suyun tadı ve muhteşem dalgalar... İnsana huzur veriyor gerçekten. Yaz burada ne yazıkki çok kısa sürüyor , haberleri dinledim de haftaya yağmur bekleniyormuş. Şimdi nedenir bilmiyorum, sevinmeli mi üzülmelimi. İnşallah 2-3 sefer daha denize gitmek kısmet olur nediyim.

Aslında yazıya başlarken başdöndürücü bir lezzeti olan , içinde bol miktarda yumurta ve yağ içeren bir fransız ekmeği Brioche (briyoş diye okunuyor) tarifinide yazacaktım. Ama saat nerdeyse gece 12:50 olunca bu uzun tarifi yazmaya pek fırsatım kalmadı. İnşallah haftasonuna kadar tarifi eklemeye çalışacağım. Şimdilik bu güzelliğin resmini sizlerle paylaşayım...





Yazının devamı...
05 Ağustos 2009

Sonbaharla birlikte Etkinlikler  

0 Yorum var

Mutfaklardaki gizli şeflerle tanışmamızı sağlayan Ayın Şefi etkinlikleri tekrar başlasın mı, nezaman başlasın derken aylar akıp gitti. Hatta artık başlamasın bile diye düşündüğüm bu etkinlik oysa ne kadar inanılmaz ve yaratıcı tariflere evsahipliği yapmıştı. Ben 2 ufaklığın yoğunlugundan bu güzel etkinliğe yeterince ilgi gösteremedim. Bu yüzden etkinliği yeni evsahipleri ile devam ettirmek en güzeli.

Dilerim ki malzemeler ve etkinliğe heyecan getirecek yeni süprizler yeni ev sahipleri ile birlikte belirlensin. Tarifler önce evsahiplerinde sonrada ayınşefi adresinde arşivlensin.

"Ayın Şefi" etkinliğinde evsahipliği yapmak isteyen arkadaşlar detaylı bilgi için bana email yoluyla ulaşabilirsiniz.

amirigulden@gmail.com

Süprizlerle dolu yaratıcı etkinlikler olmasi dileğiyle...

Yazının devamı...

01 Ağustos 2009

Yağmurlu günlerin ardından  

5 Yorum var

Sıcak ama cok sıcak bir C.tesi sabahı artık bloguma bir şeyler yazmanın zamanı gelmiş diyerek oturdum bilgisayarımın başına. Yazacak ve verilecek o kadar fazla tarif varki ama sıcaklardan mı yoksa 2 afacanın vermiş olduğu yorgunluktan mı bilmiyorum birtürlü başlayamadım. Başladım ,şimdi başlamasına da umarım sonunu getirebilirim hayırlısıyla :)

Geçtiğimiz ay evimiz cıvıl cıvıldı. İstanbul dan gelen yeğenim ve yakın arkaşı bize 1.5 aylığına misafir oldular. Anlayacağınız birden 4 tane kızım oluverdi. Yoğun ve bir o kadar eğlenceli günler geçirdik. Ama sayılı günler çabucak geçiverdi bile. Şimdi onlar İstanbul'un sıcak günlerinde denizin tadını çıkara dursunlar bende minik kızlarımla sıcaktan terlemeye devam. Boston'a sıcaklar biraz geç geldi ama şimdi keşke yağmurlu günler daha uzun devam etseydi diye düşünmüyor değilim. Deniz hala çok soğuk olduğundan burada göle gidiyoruz ve sadece hafta sonları. Benim minikleri suyu görünce çılgınlar gibi eğleniyorlar. 9 aylık olanı kumları yemekten vazgeçse daha mutlu olucam tabii...Buyüzden haftasonunu iple çekiyoruz ama bu hafta sonu neyazıkki babamızın işi olduğu için evdeyiz :( İnşallah haftaya diye duacıyız...

Geçen ay nerdeyse herhafta yeğenimin çok sevdiği bu kurabiyelerden pişirdim. Bir Amerikan klasiği olan bu kurabiyeler hakikaten hemen hemen bütün yaş grubundaki insanların favorisi. Bir çok farklı tarifi ve yapılma yöntemi var ama ben ençok bu tarifi seviyorum. Bol çikolatalı oldumu da tadına doyum olmuyor gerçekten.

Burada kullanılan yağlar biraz farklı. İçinde daha az su miktarı bulunduruyor ve gram olarak Türkiye'dekilerden daha az miktar kullanıyorum.
Ben heriki ölçüyü de veriyorum. Ayrıca bütün tariflerimde olduğu gibi ölçü kapları kullanıyorum.

Parça Çikolatalı Kurabiyeler

Malzemeler

250gr. tereyağ (2 stick)
2 +1/4 kap Un
1 tatlı kaşığından az tuz (teaspoon)
1 tatlı kaşığı karbonat (teaspoon)
1/4 kap şeker
1+1/4 kap esmer şeker
1 yumurta
1 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı süt
1 tatlı kaşığı vanilya
2 kap parça çikolata

Yapılışı

Yağı ocakta eritip şekerleri ekleyip iyice çırpın. Ilındıktan sonra tek tek yumurtaları, sütü ve vanilyayı ekleyin. Ardından un ve karbonatı ilave edin. En son parça çikolataları da ekleyip son bir kere karıştırıp hamuru dolaba kaldırın. Fırını 185C (375F) ısıtın. Yaklaşık yarım saat sonra dolaptan çıkarttığınız kurabiyeleri yumurta büyüklüğünde olacak şekilde top haline getirin. Kağıt serili tepsiye 6 adet dizip üzerlerini hafifçe bastırın ve fırında yaklaşık 14 dk. pişirin. Fırın ayarları faklılık gösterebilir buyüzden 14 dk. kontrol edin ve kurabiyelerin altları pişene kadar pişirmeye devam edin.

Yanında ılık bir süt ile televizyon karşısında keyfini çıkarın. Afiyet olsun.


Yazının devamı...

linkwithin

Related Posts with Thumbnails